0
Yorum
2
Beğeni
0,0
Puan
76
Okunma
Sen Yeter Ki Gel
Rüzgar deli gibi estiği vakit gel.
Umutların sevgiye, öfkelerin aşka boğulduğu
An gel.
Sağanak yağmurun pencereme vurduğu zaman gel...
Bulutlar gökyüzünde dans ederken gel...
Ferhat ile Şirin’in, Kerem ile Aslı’nın
Kavuşamadığı yoldan limitsizce, olduğun gibi gel...
Sen yeter ki gel... ama gel...
Güneşin vedaya hazırlandığı o kızıl saatte gel,
Yorgun martıların denize küstüğü,
Yakamozun sularla dertleştiği an gel...
Kelimelerin sustuğu, sadece kalbin konuştuğu,
Sessizliğin çığlık gibi yankılandığı yerden,
Hiçbir şeyi değiştirmeden, sadece kendin olarak gel...
Kırık dökük hayallerin arasından sıyrılıp gel,
Mevsimlerin birbirine karıştığı,
Zamanın durup nefesini tuttuğu o an gel...
Yollar yorgun olsa da, mesafeler dert yansa da,
Bütün imkansızlıkları sırtına yükleyip,
Gözlerindeki o ilk ışıkla, bir çocuk masumluğuyla gel...
Gel ki, eksik kalan ne varsa tamamlansın,
Gel ki, bu fırtına dindiğinde sığınağım sen olasın.
Dağlar aşmana gerek yok,
Sadece kapıyı çalacak o cesaretle gel...
Ama ne olur, geç kalmadan,
Umutlarım tükenmeden son nefesimi vermeden gel...
Alper KARAÇOBAN
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.