3
Yorum
9
Beğeni
5,0
Puan
99
Okunma
Kibar bir yosmadır
İstanbul;
Gözleri sürmeli,
Sedası yüreklere işleyen,
Lirik bir şarkı gibi.
Şuh bir kadındır
İstanbul,
Yani Famfatal.
Geceye değmiştir ipek teni,
Saçı rüzgar ve deniz kokar.
Kimi zaman bir lolitadır
Öpecek gibi yaklaşır önce,
Ansızın çeker kendini
Pervasızca yaşatır hüsranı
Daha çok acıtır içini.
Bir sigara uzatır sana,
Cazibesini kıramazsın
Titrer parmakların,
Alırsın bir dal,
Alışır dudakların.
Dibine kadar içersin,
Bir de Rakı omuzlarsın,
Şeytanla yarışır hoyratlığı,
Alaz alaz yanan gecede,
Kan revan içinde sabahlarsın
Teninin kokusu siner vücuduna,
Çıkarmak istersin, çıkmaz.
Sabaha karşı yakılan
Son paketten son sigara gibi
İzi kalır dudağında.
Ne istekleri biter bu şehrin,
Ne arzuları son bulur.
Sımsıkı sarsan da kollarında,
Ürkek, telaşlı ve baştan çıkarıcıdır
Gece yarısı, iki yirmi sularında.
Bir bakışıyla,
Kendine bağlar insanı,
Sevmesen de
Terk edemezsin,
Cebinde kalır anahtarı.
Kapıyı çarpsan da
Arkandan gülümser,
“Nasıl olsa döneceksin
“sana kapılar daima açık,
“Yine beklerim,” der!
İşte İstanbul budur sevgilim:
Ne terk eder, ne bırakır yakanı,
Geceyi sana, seni kendine benzetir.
Ve bu muhteşem ötesi şehir,
En çok da yaşanmamış aşkları özletir.
5.0
100% (3)