0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
47
Okunma
Aşkın Matematiği
Aşk, aslında devasa bir matematiktir;
Bölersin, toplarsın, çıkarırsın...
Sonra çarparak varmaya çalışırsın sonuca.
Baktın olmuyor; sinüsü, kosinüsü, tanjantı
Artık ne varsa denersin tüm trigonometriyi.
Mimarisini, statiğini hesaplarsın ince ince.
Daha da olmuyorsa;
Atom çekirdeğini parçalarsın derinlerde.
Hidroliğin kaldırma kuvvetini,
Devasa uçakların havada nasıl asılı kaldığını,
Suyun itişini ve yer çekimini hesaplarsın...
Aşkı sevgiye, sevgiyi sadakate,
Sadakati ise saygıya çarpar, böler, çıkarırsın.
Yetmez...
Işığın hızını, zamanın bükülmesini ölçersin,
Kuantum boşluğunda kaybolan o ihtimali beklersin.
Entropi dersin adına; düzensizliğin içinde düzen ararken,
Kendi içindeki o büyük patlamayı, Big Bang’i izlersin.
Çünkü aşk;
Sadece rakamlardan ibaret bir denklem değil,
Çözülemeyen o meşhur "X" bilinmeyenidir.
Formüllerin bittiği, teorilerin çöktüğü yerde başlar;
Hangi laboratuvar ölçebilir ki bir bakıştaki ivmeyi?
Hangi terazi tartar, kalpteki o devasa kütleyi?
Peki, sonuç ne?
Anlarsın ki; gerçek aşkı yaşamak için
Sadece sevmek yetmez, dâhi olmak gerekir.
Ve o dâhi dediğin kişi;
Sadece kusursuz hesap yapan değil,
Bazen hesapsızca kaybolmayı da göze alandır.
Alper KARAÇOBAN
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.