6
Yorum
19
Beğeni
5,0
Puan
73
Okunma

UNUTMAK MI?
Fevzi Emir Yılmaz
Zamanın tortusuna bulanmış derin bir koku
Hatırlatır seni bana bazen,
Genzimi yakan…
Bazen bir türkü, bir çiçek, bir şiir,
Bazen de bir yavru kedi.
“Bazen” dememe bakma,
Unutamam seni, ebedî.
Oysa ne salına salına yürüyüşün
Silinir gözümün önünden,
Ne utangaç gülüşün…
Ne kadar özgür ruhlu olsan da
Gitmez aklımdan bir an;
Yavru bir ceylan gibi
Masumca süzülüşün.
Ne kadar aynı şeyi anlatsa da kelimeler,
Her gönülde başka yankı bulur, biliyorum.
Ama senin lehçen, senin söylemin,
Senin okuyuşun…
Kimine ipek gibi işler,
Kimine namluda kurşun.
Hele o güven veren mağrur duruşun,
Hasetçiyi kahredip yerden yere vuruşun…
Dostun olmak zor değildi,
Ama düşmanlık yürek ister.
İşte böyle büyümüştü sana
En derinimdeki hisler.
Mekânlar, mesafeler, şartlar
Ayrılığı gümüş bir tepside sunarken bize,
Zor oldu sensizliği
Görmeden, duymadan, dokunmadan
Anlatmak yüreğime
Ve hiçbir isyana kalkışmadan
Sabretmek kaderime.
Olmazsan olmazdı işte,
İyi ki de olmuşsun.
Aç kalırdım belki biraz,
Belki susuz, uykusuz…
İçinde sen olmasaydın
Neye yarardı bu yürek?
Rüzgârın savurduğu boş bir salıncak gibi,
Renksiz, ruhsuz, duygusuz.
Artık aklımdan geçmiyorsun bile,
Aklım geçiyor sadece
Senden, benden, bizden…
Meydan alabildiğince boş artık,
Eser yok ikimizden.
Bir adın kaldı dudaklarımda,
Bir de susmayan yankın.
Unutmak desem seni, olmaz;
Olamaz, yaşadıkça ne mümkün…
Unutmak yalnız, sevmeyenlere mahsustur.
Görmeyen kör, duymayan sağır,
Sevmeyen kalpsizdir seni.
Duysan da öldüğümü,
Yine de unutturma;
Bir haber gönder gizliden,
Yanına çağır beni.
5.0
100% (8)