8
Yorum
20
Beğeni
4,6
Puan
122
Okunma
Beraat gecesinin ardından bir arzu hal etmek istedim kendime
Fuzulî’nin kederinden aldım bu aşkın dersini,
Bir Mevlevî sabrıyla döndüm, yordum ömür çarkını.
İçimde bir zindan ki, sığdıramadım kendimi,
Kaçtıkça mahkûm, sustukça biçare kul oldum ben.
Kuşların feryadında buldum o gizli yarayı,
Simurg’a giden bilir, candan vazgeçen sırayı.
Aklımın sahte ışığını söndürmek isterken vadide,
Ateşle mühürlenmiş, yanık bir dil oldum ben.
Hüdhüd uyardı lakin, dönüp bakmadım düne,
Nefsimin hilesiyle, düştüm aşkın çölüne.
Şimdi bir pişmanlık ki, çöktü ömür seline,
Aklı terk ettiğimden, bin pişman kul oldum ben.
Heyhat! insan kaç yerinden yırtılır bilir misin?
Gönül hapsinde ruhun, her nefesi mi daralır?
Aşk hükmünü verince, akıl diz çöküp kalır,
Kendi kurbanlığında, bir garip can oldum ben.
Gâh gökte yıldız, gâh kuyuda Yusuf’um,
Cümle eşyada seni görmektir tek vasfım
Aşk seçti bu kederi, gayrı boyun bükmeli
Âlemde "Hu" diyen, dertli bir saz oldum ben.
5.0
90% (9)
1.0
10% (1)