0
Yorum
2
Beğeni
0,0
Puan
83
Okunma
İnsanın en büyük özlemi
bir ismin gölgesinde büyür.
Kalabalıklar içinden geçerken
bir tek ses eksiktir
ve bütün dünya o eksikle tamamlanır.
Sevmek bazen cesaret değil,
bazen korkunun tam ortasında
ayakta kalmaktır.
Çünkü insan
en çok sevdiğini kaybetmekten korkar,
en çok da onu yaşayamamış olmaktan.
Aşk,
her renge dokunur:
kırmızısı yanar,
mavisi susar,
sarısı bekler,
siyahı geceye karışır.
Ve insan bütün bu renkleri
tek bir yüzün içinde taşır.
Özlem,
zamanla geçmez;
zamanı kendine benzetir.
Günler ağırlaşır,
geceler uzar,
bir bakışın hatırası
bir ömre bedel olur.
Korkularım var benim,
adını anmadığım,
kimseye göstermediğim.
Sevdiğimde
daha çok büyüyen korkular…
Çünkü kalp açıldıkça
rüzgâr daha sert eser.
Ama yine de
sevmekten vazgeçmedim.
Çünkü insan
en çok yandığı yerden
hayata tutunur.
Ben aşkı
bir mutluluk vaadi gibi değil,
bir kader sınavı gibi yaşadım.
Kabul ederek,
gözümü kırpmadan,
kaçmadan.
Ve şimdi dönüp baktığımda
şunu biliyorum:
Her özlem,
bir sevdanın izidir.
Her korku,
yaşanmış bir hakikatin hatırası.
Hayat dediğin şey,
renklerini kalbinden alan
kırılgan bir tablo.
Ve ben,
en büyük aşkımı yaşadım diye
en büyük yalnızlığı da
onurla taşıyorum.
Çünkü bazı sevdalar
mutlu bitmez,
ama insanı tamamlar.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.