0
Yorum
3
Beğeni
5,0
Puan
71
Okunma
Yağma yağmur…
Yağma bu gece.
Zaten ıslak bu şehir,
kaldırımlar benim kadar yorgun.
Her damlan bir anıyı uyandırıyor,
ben unutmaya çalışırken sen hatırlatıyorsun.
Yağma…
Toprak bile doymuş hasrete,
pencereler suskun,
gece ağır.
Bir de sen yağarsan,
içimde ayakta kalan ne varsa çöker.
Yağma yağmur…
Bugün güçlü durmam gerekiyor.
Bir damla daha düşerse
kalbim taşmaz,
dağılır.
Yağma yağmur…
Ben bu gece kendimi toplamaya çalışıyorum.
Kırıklarımı saymadan,
yaralarımı anlatmadan,
sadece susarak ayakta duruyorum.
Yağma…
Bazı acılar vardır,
üstüne su değince sızlar.
Benimki öyle,
adını anmasam da
her yerimden tanınır.
Yağma yağmur…
Gidenler zaten gitti,
kalanlar da yarım.
Bir ben tamamlanmaya çalışıyorum
eksik bir hikâyenin ortasında.
Yağma…
Sabah olsun istiyorum,
ama umutla değil.
Sadece bu gecenin
bir an önce bitmesi için.
Yağma yağmur…
Çünkü ben bu kadar ıslakken
bir de gökyüzü ağlamasın.
Yağma yağmur…
Bazı vedalar vardır,
üstü kapansa da izi kalır.
Ben yürüdükçe
o izler derinleşiyor içimde.
Yağma…
Geceler uzun,
suskunluğum daha uzun.
Kimse duymuyor diye değil,
kimse anlamaz diye sustum.
Yağma yağmur…
Ben kırılmayı öğrendim,
ama dağılmamayı da.
Her acıdan sonra
kendimi bir yerimden dikiyorum.
Yağma…
Eğer yağacaksan,
unutulanların üstüne yağ.
Ben hatırladıklarımı
taşıyacak kadar yoruldum.
Yağma yağmur…
Bu gece kalbim nöbette,
gözlerim uykusuz.
Ve ben ilk defa
kendi sessizliğime sığınıyorum.
Yağma yağmur…
Çünkü ben artık ıslanmıyorum.
Islanacak yerim kalmadı.
En derin yerimden vuruldum,
sen geç kaldın.
Bu kalp çoktan
enkaz altında kaldı.
Ne damla kurtarır,
ne fırtına yıkar.
Yağma yağmur…
Ben bu gece
gökyüzüne değil,
kendime sırtımı döndüm.
Ve bil ki
bir insan kendinden vazgeçmediyse
hiçbir yağmur
onu yıkamaz.
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.