0
Yorum
2
Beğeni
0,0
Puan
80
Okunma
Kandil Gecesi 3
Ve artık gece,
en derin yerine varıyor;
sessizlik çoğalıyor ama korkutmuyor,
çünkü insan
ilk defa bu kadar anlaşılmış hissediyor.
Gökyüzü yorulmuyor bakmaktan,
biz yoruluyoruz anlatmaktan;
kelimeler bir bir dökülüyor elimizden,
geriye sadece
içten kalanlar kalıyor.
Ey Rabbim,
bu gece senden mucize istemiyoruz,
ne göğü yar,
ne kaderi değiştir;
sadece kalbimizi
kendimize yabancı olmaktan kurtar.
Çünkü en uzun yol,
insanın kendine dönüşüdür
ve biz yıllardır
o yolu erteledik.
Kandiller yanarken minarelerde,
biz içimizde söndürdüğümüz ışıkları düşünüyoruz;
kime kırıldık,
kimi kırdık,
hangi sözü zamanında söylemedik,
hangi susuşla günah biriktirdik.
Bu gece
hesap defteri açılmıyor deniyor,
ama kalp kendi kendine sayıyor her şeyi;
bir gözyaşı düşüyor sayfanın ortasına
ve rakamlar siliniyor.
Bir secde daha,
belki son değil ama
en sahicisi;
çünkü insan
en çok yorulduğunda
en doğru yere kapanıyor.
Ey bağışlaması bol olan,
bizi kendimize bırakma;
çünkü biz çoğu zaman
kendi yükümüzü bile taşıyamıyoruz.
Bu gece
hiç kimse büyük olmak istemiyor,
herkes biraz çocuk,
herkes biraz muhtaç,
herkes biraz affedilmeye hazır.
Ve biliyoruz,
sen affı
beklemeden verenlerdensin.
Sabah olacak,
ışık pencerelerden içeri girecek,
hayat kaldığı yerden
sert, aceleci, gürültülü devam edecek;
ama bu gecenin sessizliği
kalbimizde uzun süre yankılanacak.
Çünkü kandil geceleri
insana şunu öğretir:
Ne kadar düştüğün değil,
ne zaman başını kaldırdığın önemlidir.
Şimdi geceyi usulca uğurluyoruz,
ellerimiz hâlâ duada,
kalbimiz hâlâ açık;
çünkü bazı dualar bitmez,
sadece Allah’a emanet edilir.
Ve biz,
bu geceden geriye
bir ışık alıp gidiyoruz;
karanlık günlerde
yolumuzu kaybetmemek için.
Bu şiir, kandil gecesinde
kelimeler yetmediğinde
kalbin Allah’a yazdığı bir duadır.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.