0
Yorum
8
Beğeni
5,0
Puan
60
Okunma
Aşk ve Sevda
Ey gönül,
sana seslenen eski zamanların yankısı var,
Çölün ortasında bekleyen sabrın,
Denizin ötesinden dönmeyen mektupların rüzgarı var.
İlk bakışta düşen gözlerin çarpması,
Sessiz bir bekleyiş gibi derin,
Uykusuz gecelerde büyüyen özlem gibi,
Sadakatle yoğrulmuş bir sabır gibi sarsılmaz.
Ey yürek,
Bir dokunuşta saklı bütün dualar,
Ağır taş tabletler kadar yük taşıyan,
Nağmelerden yükselen bir narinlik,
Ve sürgünde bekleyen her aşığın sessizliği kadar acı.
Sevda öyle bir nehirdir ki,
Suyu berrak, ama derinliği bilinmez,
Çölde yalnız başına dua edenlerin gözyaşı kadar net,
Ve nağmelerde yankılanan umut kadar sessiz ama kudretli.
Gözlerin, yıldızlara hayran bir çocuğun bakışı gibi,
Kalbin, kuyuların başında susuz bekleyenlerin sabrı gibi,
Sıcak ve susamış.
Ah, sevgili!
Bazen sen, ey yürek,
Elinle tutamadığın gölge gibi gelirsin,
Bazen de bir melek kadar yakın,
Ve sessizlikte bile var olursun.
Sevda,
Yasada saklı sabır,
Nağmelerde yankılanan umut,
Ve mucizelerde açığa çıkan beklenti gibidir.
Ey göz,
Gemilerde saklı kalan umut gibi bekle,
Gizli dualarda yankılanan cesaret gibi sabret,
Ve renkli iplikler gibi,
Gözlerinin ardında gizli bir ışık taşı.
Sevda öyle bir ateştir ki,
Yakarken öğretir,
Yakarken arındırır,
Ve en sessiz dualar kadar etkili,
En fırtınalı deniz kadar güçlüdür.
Ey gönül,
Çölde susuz bekleyenler gibi,
Yaslarda ağlayanlar gibi,
Kaybolmuş şehirlerde dolaşan sevdalılar gibi,
Sen de sevdayı taşı;
Ve taşıdıkça büyü,
Ve büyüdükçe derinleş.
Ah, aşk,
Sen gözlerde başlar,
Ama kalplerde saklanır;
Yalnız gecelerde,
Gizli dualarda,
Uzak diyarlarda bekleyenlerin gözlerinde…
Ey yürek,
Sana düşen görev,
Saklamak değil, yaşamak;
Saklamak değil, hissetmek;
Ve sevdayı yazmak,
Her kelimeyi dua gibi söylemek…
Ve böylece aşk,
Hem dünyada hem gökte yankılanır,
Ve her zaman,
Yaşanmış ve yaşanacak bir mucizeye dönüşür.
5.0
100% (2)