2
Yorum
8
Beğeni
5,0
Puan
48
Okunma
VERA TEDBBÜR
Bir kelime koydum gecenin alnına,
uyumadı dünya o andan sonra.
Vicdanın nabzını tuttum sessizlikte,
akıl geri çekildi, kalp konuşmaya başladı.
Ben düşünmeyi öğrendim önce,
sonra susmayı…
Çünkü bazı hakikatler
yüksek sesle söylenince incinir.
Yolun başında değilim,
yolun sonucunu dinliyorum;
taşın nereye yuvarlanacağını,
sözün kime çarpıp kırılacağını
önceden sezmek istiyorum.
Vera dedim buna:
elin uzanırken geri durması,
gözün bakarken utanması,
kalbin kazanabilecekken
vazgeçmeyi seçmesi.
Tedebbür dedim sonra:
bir adım atmadan önce
yüz adım sonrasını düşünmek,
bugünün coşkusunu
yarının hesabıyla tartmak.
Ben artık acele sevmiyorum,çabuk inanmıyorum,
kolay bağlanmıyorum.Çünkü biliyorum:
en büyük yıkımlar iyi niyetle başlar.
Bir sözü söylemeden önce
o sözün mezar taşını da görüyorum;
kimin kalbinde gömüleceğini,
kimin omzunda ağırlık yapacağını.
Dua eder gibi düşünüyorum şimdi,
düşünürken arınıyorum.
Haklı çıkmak değil derdim,
hakkaniyetli kalmak.
Kalabalıkların alkışı
beni artık ikna etmiyor; ben bir tek
kendi içimdeki sessiz şahit
başını sallarsa yürürüm.
Seviyorum ama sahip olmadan,
inanıyorum ama körleşmeden,
biliyorum ama kibirlenmeden.
İşte bu yüzden
yalnızlığım bile temiz.
Bir çağın içinden geçiyorum
iz bırakmadan;
çünkü her iz yol değildir,
her yol doğruya çıkmaz.
Gecenin en koyu yerinde
kendimle yüzleşiyorum,
ayna çatlamıyor bu kez,
çünkü ben kaçmıyorum.
Vera ile düşündüm,
tedebbür ile sustum,
ve anladım:insan, en çok
ne yapmadığıyla büyür.
Eğer bir gün adım anılırsa,
yüksek sesle değil,
birinin vicdanında
fısıltı olarak kalsın isterim.
Çünkü ben,
ahlâkı aklın önüne koymuş bir düşünceyim,
ve düşünmekten
önce insan kalmayı seçtim.
5.0
100% (3)