0
Yorum
1
Beğeni
0,0
Puan
70
Okunma
Ve gece ilerledikçe,
karanlık artmıyor aslında;
insan kendi içine daha çok ışık alıyor,
çünkü kandil geceleri
ışık dışarıdan değil,
içerden büyür.
Sokaklar boş,
ama gökyüzü kalabalık;
her bakışta bir yakarış,
her susuşta bir itiraf dolaşıyor havada,
melekler not almıyor bu gece,
siliyorlar.
Ey Rabbim,
bizi büyük sözlerden kurtar,
küçük ama samimi dualara razı ol;
çünkü biz çoğu zaman
nasıl isteyeceğimizi bile bilmeden
sana yöneliyoruz.
Bu gece adımlar yavaş,
kalpler aceleci;
affa yetişmek isteyen bir çocuk gibi
herkes biraz telaşlı.
Bir kandil ışığı daha düşüyor gecenin alnına,
minareler susmuyor,
taşlar bile “Amin” diyor belki,
kim bilir…
Zamanın yükü omuzlarımızda,
yılların pişmanlığı ceplerimizde,
ama yine de kapına geldik,
çünkü başka gidecek yerimiz yok.
Ey affı bol olan,
bizi kendimizden koru;
en ağır darbeyi
insan kendine vuruyor çoğu zaman.
Bu gece göğe bakarken
isteklerimizi süslemiyoruz,
olduğu gibi bırakıyoruz önüne;
kırık, eksik, dağınık…
Ve biliyoruz ki
sen dağınık kalpleri
toplamayı seversin.
Bir secde daha,
bir nefes daha,
bir umut daha bırakıyoruz yere;
belki yer alır,
gök kabul eder.
Kandil geceleri
insanı hatırlatır kendine;
ne kadar küçük,
ne kadar muhtaç
ve ne kadar sevilmiş olduğunu.
Sabah yaklaşırken
ışık yavaşça çekilecek,
ama bu gecenin izi
uzun süre kalacak içimizde.
Çünkü bazı geceler geçmez,
sadece
insanın içine yerleşir.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.