1
Yorum
13
Beğeni
5,0
Puan
135
Okunma

🔥 ATEŞ VE SU 🌊
Fevzi Emir Yılmaz
Henüz aşkın adı konmadan önce
Bir ayrılık düşmüş zamana.
Yaklaşmak yasak, dokunmak günah,
Birleşmekse kader defterine
“İmkânsız” diye mühürlenmiş.
Ama bazı bakışlar
Yazgının sınırını zorlamış.
Su, ateşe sevdalanmış
Ve her bakışı
Küçük bir kıvılcım olurmuş adeta.
Oysa ateş sudan hep uzak durmuş,
Bilirmiş kavuşmanın bedelini:
Ya kendisi sönüp yok olacak,
Ya su göğe savrulup
Buhar olup silinecekmiş hayattan.
Su bunu sezermiş;
Ama sezmek, vazgeçmek değilmiş.
Gönlünü dinlemiş yalnızca,
Bir ömür ateşin izinde yürümüş,
Susmayı öğrenip zamana yaslanmış.
Bir gün ateş, yüksekten seslenmiş:
“Peşimden gelme artık.
Birleşmek ikimizin de sonu.
Ya sen tükenirsin o gün,
Ya da ben yok olurum.”
Su başını eğmemiş;
Sesi duru, sözü sakinmiş:
“Ey ateş,
Sensiz geçen her an eksik kalırım.
Sensizlikte çözülmektense
Yakınında tamamlanırım.
Yeter ki adın kalsın
Gönlümün ortasında.”
Ateş susmuş,
Kendi alevine bakmış uzun uzun.
Sonra kederle sormuş:
“Ya bu yakınlık
Benim sonum olursa ne yapacaksın?”
Su göğe bakmış o an;
Bulutta kendini görmüş,
Yağmurda dönüşü, nehirlerde sabrı.
Usulca demiş:
“Ey ateş,
Seninle var olmam gerekmez.
Senin için eksilebilirim,
Buhar olur yükselirim,
Yağmur olur dönerim.
Toprağa düşer, çiçeğe can olurum,
Ama seni söndürmem. Asla.”
Ateş o an, suyun yangınını görmüş;
Sönecek gibi olup ilk kez titremiş.
Yanmayı değil, sevilmeyi anlamış,
Kaçtığı şeyin aşk değil
Kendi korkusu olduğunu görmüş.
Kendi içinden bir kıvılcım koparıp
Bırakmış suyun üzerine,
Sessiz, sıcak, ürkek…
Birleşememişler,
Ama uzak da durmamışlar.
Ateş daha uslu yanmış,
Su daha sıcak akmış.
Yolları ayrı,
Ama her sabah
Biri dumanını göndermiş,
Öteki yağmur olup cevabını indirmiş.
Biri yanmayı öğrenmiş,
Öteki sönmeden sevmeyi…
Ve en ağır yanık
Dokunmadan sevmeyi öğrenenlerin payına düşmüş.
5.0
100% (6)