1
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
155
Okunma
Senin gülüşüne dört mevsim sığmış,
Dışarıda şimdi zemheri kışmış, kimin umurunda…
Bir tebessümünle bahar sürgün verir içime,
Karlar utanır, soğuk çekilir kenara.
Şehir üşür, ben ısınırım adını andıkça,
Sobası kalbi olanların evi duman tutmaz.
Gülüşün; bir akşam ezanı gibi iner rıhtımlarıma,
Günahlarımı yıkar sessizliğin sabununda.
Gözlerin, gecenin alnına düşen ay parçası,
Bakınca karanlık yolunu kaybeder.
Ben yürürüm; korkularımın ipini çözerek,
Her adımda sana biraz daha yaklaşırım.
Yaman bir rüzgâr gibi geldin hayatıma,
Dağıttın ne varsa yarım, ne varsa kırık.
Suskunluğumun boğazına düğümlenen kelimeler
Adını duyunca çözülür birer birer.
Dilimin ucunda bir türkü bekler,
Sazsız, sözsüz ama senli.
Sokaklar uzun, geceler kalabalık,
İnsan çok, merhamet az bu çağda.
Bir gülüşe sığdırdım bütün umudumu,
Kalanını zamana bıraktım.
Takvimler yırtıldı, mevsimler şaştı,
Ben senin gözünde,
senin yüzünde doğru zamanı buldum.
Bir yanım yangın, bir yanım serinlik,
Çelişki değil; senin adın bu.
Kalbim, fırtınayı da limanı da tanır,
Çünkü ikisini de sende gördü.
Ağlamayı senden öğrendim sessizce,
Gülmeyi de…
Aynı cümlenin iki ucu gibi.
Kış dışarıda ne kadar bağırsa bağırısın,
Benim içimde lapa lapa çiçek açar günler.
Ceketim ince, cebim yoksul belki
Ama üşümem; sen varsın diye.
İnsan bazen bir bakışla zengin olur,
Bir gülüşle memleket kurar kendine.
Ey adını anınca sesimi titreten sebep,
Bil ki ben bu dünyada
En çok senin gülüşüne inandım.
Zemheri geçer, kar erir, yol bulunur;
Ama sen gülmezsen
Bir gülüşüne dört mevsim sığdırdığım
Nice
Mevsimler yetim kalır.
Kadir TURGUT
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.