0
Yorum
2
Beğeni
5,0
Puan
16
Okunma
Gönül dedikleri bir kırık testi,
Su tutmaz; içimde yara çoğaldı.
Felek rüzgârını üstüme esti,
Tutunduğum dallar elde sarardı.
Gittiğim yolların sonu çıkmıyor,
Yâr olan gaddardır, dönüp bakmıyor.
Aklım bu gövdeye söz geçirmiyor,
Dizlerim toprağa çöktü çökecek.
Yüz söz hakkı verse felek şu dile,
Hepsini fırlatır atardım ele.
Anlatmaz hâlimi bin cümle bile,
Tek bir “Yorgunum.” sözü yetecek.
Kapattım kapımı, girenim yoktur,
Bir selam verip de alanım yoktur.
Gönlün kırığını saranım yoktur,
İçimde bir garip çanlar çalacak.
Sol yanım fermanı dinlemez oldu,
Gülmeyi unutan gözlerim doldu.
Öz vatan dediğim gurbet mi oldu?
Sürgünüm, adım da unutulacak.
Yıllardır omzumda taşıdım ahı,
Bulamadım gitti dertte felahı.
Gözüme karanlık çöktü sabahı,
Güneş de üstüme batıp doğacak.
Ne batan gün bilir çileni senin,
Ne gelen gün sarar yaranı senin.
Toprağa karışır o gün bedenim,
Taşlara adımı rüzgâr yazacak.
Yâr elinden içtim zehirli aşı,
Eğildi önüme bu dikgen başı.
Dindiremem artık gözümden yaşı,
Gece yoldaş oldu, gündüz kalmadı.
Bir zamanlar ben de güler geçerdim,
Aşkın şerbetini kandım içerdim.
Şimdi bir gölgeyim, yoldan geçerim,
Ayağım altında yol da kalmadı.
Ne yolun sonu var ne de bu gecin,
İçimde yükü var tükenen gençin.
Merhamet etmeyen o yarın için
Ömrümün ışığı sündü sönecek.
Kadir TURGUT
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.