0
Yorum
3
Beğeni
0,0
Puan
45
Okunma
Eski bir dost gibi çalardın kapımı,
Sığınak olurdun, sessiz bir koydun.
Sererdin önüme huzur matını,
Beni şefkatinle uykuma koydun.
Şimdi bir sorgudur çöken karanlık,
Her köşe başında bir gölge bekler.
Sustu o sükûnet, bitti o anlık,
İçimde biriken hüzünler inler.
Sorardın eskiden: “Yoruldun mu, söyle?”
Şimdiyse sorarsın: “Kaçtın mı benden?”
Yüklerim dökülürdü sabahtan öyle,
Şimdi ağırlaşır geçerken senden.
Unutmak istediğim ne kadar sızı varsa,
Bırakır kendini zihnin ağına.
Hangi kırık kalp geceye sığınsa,
Tırmanır kederin en yüksek dağına.
Yine de bilirim, bu zifirî örtü,
Ebedî kalmayacak dünün üstünde.
Sessizce silinirken rüzgârın bükü,
Bir ışık doğacak günün büstünde.
Karanlık ne kadar derinleşirse derinleşsin,
Sabahın müjdesi gizlidir onda.
Yorgun ruhum elbet bir gün güleçsin,
Işık var yolun en karanlık sonunda.
Kadir TURGUT
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.