7
Yorum
41
Beğeni
0,0
Puan
625
Okunma
çile teriyle örülmüş hırka
ayaz sırtında desenli gece
yırtık sayfaların kucağına gizlenmiş
bir tohum,
İçimde taşıyor baharın soluğunu.
buğulu bir şafağın ucunda çatlar.
kekik kokan sularla taşır çocukları,
çadırvanın diliyle ıslık çalar
usulca rüzgâr.
hüzünlü bir alfabenin kızıl kuşları,
zamana dokunur külliyat makamından.
ölgün yeşilin araladığı perdeler
göğe düş biçer dudaklarımdan.
Ay salkımlı secdeye düşerken gece,
uçurumların kıyısında gül kokar y’üzüm.
çığlık, narin bir ağaca yaslanırken,
hareli rüzgar, gözbebeğimde durur.
buzdan topuklarda siyah bir sükût,
alaca düşlerin yetim dişlerinde
çocuklar, çığlığı unutulmuş bir dua gibi
korkarak sarılır birbirine.
ve eflatun dağlı gecenin belinden
ırmak döner masalların iklimine.
her taş, her su, her gölge
bir sesin uykusunu taşır.
sessizliğin saatine
yakınmanın yırtığı düşer,
aşk kızılı yokuşlarda
ten ağrısıyla örülür inci arifesi.
Söz,
doğacak yollar
....
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.