0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
22
Okunma
Gölgeler,
ışığın unuttuğu cümlelerdir.
Gün yürürken arkamızdan gelirler,
bazen diz boyu bir korku,
bazen omzumuza konan suskun bir kuş gibi.
Öğleye doğru incelirler,
cesaret sanılır bu hâlleri;
akşama doğru uzarlar,
içimizde biriken her şeyi yere sererler.
Kimseye anlatamadığımızı anlatırlar
asfaltın diliyle.
Gölgeler sadıktır,
ama mezara kadar gelmezler.
En çok da bunu kırıcı bulurum:
Hayat boyunca peşimden gelen
şeylerin bile
ölümle arama mesafe koymasını.
Belki de bu yüzden
insan en çok kendi gölgesine benzer;
sessiz,
uzayan,
ve tam tutulacakken
akşam olup dağılan.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.