0
Yorum
4
Beğeni
0,0
Puan
49
Okunma
Keşke,
dilime varmadan önce
bir bardak suya düşseydi bu kelime,
kırılıp çoğalsaydı,
her parçası başka bir suskunluğa değseydi.
Keşke,
zamanın cebinde buruşuk bir mendil olsaydı,
çıkarıp silecek birini bekleseydi
tam ağlamaya niyetlendiğimiz yerde.
Keşke,
olmamış şeylerin hatırası bu kadar ağır olmasaydı,
insan en çok yaşamadıklarını
sırtında taşımayı öğrenmeseydi.
Keşke,
demekle yetiniyorum şimdi;
çünkü bazı cümleler
ancak yarım kalınca doğru duruyor.