29
Yorum
93
Beğeni
0,0
Puan
1983
Okunma

Bir uzak sabahta denizin
rüzgâr toplar ellerim.
her şey olabilir,
karanlığın ruhu sustuğunda.
nehir, yataklarıyla suları sırtlar.
bir ayağımda dünya;
soluğum geçti buradan.
az önce burada,
yüzüme düş biçti ağaçlar.
alnımın aydınlığı, yosun kokan dalganın gizli çiçeği.
Zehre batırılmış bir sessizlik,
dilimin ucunda sarkıyor, düşsem
susacağım.
dilsizim.
satır arası boşluğun güneş ısıtan lekesi, üşümüşlüğün mevsimine astım ellerimi
mahbesi kıran bir çağ gibi.
geçip giden şeylerin su söylenceli gazelinde,
aydınlatırken uzakları ateş,
büyüdü saçlarımda kızıl.
en çılgın dudaklar,
gözlerimin aynasını ıslıklar.
kanar ay,
buruşur parmağımın ucu,
dudağımın kıyısında kelime ıslağı.
Zerk edilmiş bir hezeyan bu.
ne zamandır burada,
tepeli yumruğun çocuk ayaklı siluetine
kül döker yeryüzü.
yüzüme baksın kuş kuytusunda
uyuduğum düş,
yosunlu bir sarkıt
göğsüme yapraklarını açan.
‘sus’ geceyi...
Siyah bir nazar değmiş gökyüzüne.
zaman,
şiirin derinliklerinde kayboluyor.
Heybemde bir tutam sevi taşıyorum, yakı gibi.
her şey oluyor,
kapatılan kapılar gemiler taşıdığında.
gün,
bugün doğuyor
....
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.