27
Yorum
83
Beğeni
5,0
Puan
1633
Okunma


Seher neşveli yarınım,
Çizgisiz bir gül gibi gürler beşeri gülücüklere.
Beyaz bir güneşte doğayım sana,
Saçımda efil efil kar,
hırkamda suskunluğun nemi.
Ayazlanan dudaklarımı bir ocakla ısıt,
Tenimde su benekleri…
Büyük bir ezginin dilinde,
Sıcak çayın buğusunda hayallere yelken açalım.
Gözlerinin heyecanını aksettiren meclada,
Bir akşam çavlanı gibi,
Huyuma akıp ahenklenen yüreğimde.
Gölgeye sinmiş bir lavanta hüznüyle,
Sükutla örter içimdeki dilsiz namları.
En alaca kırmızılığında lebinin,
Söküp atalım aklımızdaki görünmez duvarları.
Tavrına mor ağaçların gülünü gizleyelim,
Lav renkli hecelerin oyununda mahzun bir nevâ sızar içime.
Gönlümün kenzinde saklı kalan o çocuk,
Hicranı usulca sobe eder.
Vuslatın sayfası çalınır gam telimden,
Bir serabın eşiğinde titrer tahayyülüm.
Sabahın parıltısında varayım sana,
Aydınlık patikalara kilimler serelim,
Omuz omuza sevdânın doruklarına tırmanalım.
Derin denizlerin kalbinde, inci gibi parıldayan koylarda,
Ben daima limana bağlı,
Saf bir yelkenlinin hayalini taşırdım.
Tuzlu nefesini kavurmak için,
Sana kendi ördüğüm ışıkları bahşedeyim.
Ezgi ve nağmeler sürgünü müntesibinde şah eder,
Gönül defterinin ilk yaprağında fısıltılar eser.
Aheng ile dokunmuş rüzgârın lezzetinden sözler,
Benimle saklan, gizlice, vakit üstü bir rüyada.
Hüzün serâbda erir semâvî şebnem,
Kalb-i şâdın bağrında söner acı.
Sükûtun mürekkebinde yazılır hâlim her gece,
Senle müşerref olayım yârin sazağıyla.
...
5.0
100% (26)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.