8
Yorum
37
Beğeni
5,0
Puan
677
Okunma
Karanlığın omuzbaşlarını çelmeleyen,
hoyrat algılı saçlarım, yıldız uçlu kanat;
gölgesinde yanık ışığın sessizliğiyle,
çiçek özlü halkalara mayalanan
ki, kımıldamadan akan hayat,
uyuyan inceliğin tozlu yaşamı.
Geriye bakmadan ilerle adımlarım;
alnımda bulutlu ağaçların, sis teknesi.
Arkamdaki hüzün bir daha gelmesin
Küçük küçük düşler, nal çeşmesiyle
gece kıyılarıma yol çakar;
gözlerimi kamaştıran deniz pırıltılarına
benzer yüzüm.
Kaderimin ortasında mum ağacı
Bakışlarımın kuş tavanı,
ıslak ıslığını geçirirken dudaklarıma;
dudaklarımda damlacıklar…
Gözkapağımı aralayan yağmur atları,
hasretlenen hüzün mısrası kış aynasına;
içimi kavuran uykuda,
öyle güzelsin, yankım,
bir tohumla,
yalnızlığın bileği bükülen bahar.
Avucum, duvarlı dağ,
yanağımı sabah sızmasıyla okşar;
gölgemin şefkatli şafağında,
öyle güzelsin, gün.
Bağrıma seyiren sancı,
yüzümü güneş ayazına tesbihler;
ey karaya vuran dalgaların varoluş yarası,
kış şiiri yazıyorum,
kül kökleriyle aydınlığa.
5.0
100% (13)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.