1
Yorum
12
Beğeni
5,0
Puan
269
Okunma

SEN OLDUN
Fevzi Emir Yılmaz
Gâh Çoban Yıldızı, gâh Süreyyâ’sın;
Bazen sonsuz hayal, bazen rüyâsın.
Sen dünya içinde ayrı dünyâsın;
Sınırsız gökyüzü sen oldun bana.
Sende çayır, çimen; sende bahçe, bağ.
Sende tüm tevazu, sende yüce dağ.
İster yağmur ol, yağ; ister kar ol, yağ:
Mevlâm’ın rahmeti sen oldun bana.
Şimşek gibi düştün şu sol yanıma,
Bir delilik kattın durgun kanıma.
Değer verip terk ettiğim canıma
Kıymet bildirenim sen oldun bana.
Maşuk bilmez âşığının hâlini;
Bilse, taşır mıydı aşk vebâlini?
Görse Leylâ, kıskanır cemâlini;
Dikenler içinde gül oldun bana.
Dokunsan sineme, harlanır nârım.
Sensin kara kışım, sensin bahârım.
Ekmeğim, suyumsun; seninle vârım:
Benden de içeri cân oldun bana.
Anınca ismini, titrer bu sinem.
Allâh’a ayândır verdiğim önem.
Kalbimin içinde gizli hazinem,
Sürurum, servetim sen oldun bana.
Ömrümün baharı, kışım, yazımsın.
Her perdesi sevda çalan sazımsın.
İki gözüm, elimsin, ayağımsın;
Bütün dayanağım sen oldun bana.
Sen yok iken her sultâna kul idim.
Geçmez akçe, değersiz bir pul idim.
Sana râm olunca kendimi bildim;
Gerçeği gösteren sen oldun bana.
5.0
100% (5)