0
Yorum
11
Beğeni
5,0
Puan
311
Okunma

incecik bir cam fanusa mühürlendi
NuruM
Ruhumun kıvrımlarına sarınan bu sessizlik
ne koruyor beni
ne salıveriyor...
Sarmalasın yine de
zira tenimde sesin yankısı bile fazlalık
Sükût: artık en nazik giysimdir
ve en keskin bıçağım,
Alfabeler yetmez bu izaha
Dilin izhar etmediği ne çok mezar taşı var içimde
Konuşmak, çırılçıplak kalmak gibi
ve ben artık örtünüyorum kelimesizlikle
Sustum.
Çünkü her sözcük yanlış bir ilam gibi
kendi mahkememde beni mahkûm etti.
Zannedişler...
ah, o puslu aynalar!
Her bakan kendini sandı bende
Oysa ben, yalnızca
hiç kimsenin dikkatle bakmadığı bir silüettim.
Ruhumun kıyılarına çarpan yargılar
kırılmadı, ezdi.
Umut…
sonsuzluğa karışmış bir yankı şimdi
Kendi adını unutan bir dua gibi
kendi gölgesini arayan bir çocuk gibi
ne varsa içimde,
bir varmış bir yokmuş’la başlıyor artık.
Vuslat?
Bir ihtimal
zamanın küflenmiş bir köşesine sürülmüş
Bir rüyada gördüm onu:
Ellerim vardı ama tutamıyordum,
sesim vardı ama ulaşamıyordum
Uyandım,
ve hala içimde devam ediyordu hasretin uykusu...
Uyandım mı sahi?
5.0
100% (5)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.