0
Yorum
18
Beğeni
5,0
Puan
380
Okunma

"Karanlıkla yoğrulan çiçek,
ışığı kendinde büyütür."
---
Bir kapı ardında kilitliydi hayallerim,
Bekledim; boştu, çaresiz elim.
Umudum, umudun sancısıydı her an,
Hangi baharda açardı çiçek, hangi zaman?
On, yirmi, otuz, geçerken yıllar
Düğüm düğüm oldu yollar.
Mevsimini şaşırmış çiçek gibiyim dalımda,
Baharlar düşlerim oldu, umut alnımda.
Kar ve fırtına öğretti başka mevsimleri,
Rüzgâr sordu: “Unuttun mu hangi dalın serini?”
Mavisini yitirmiş gökyüzünden bir gece,
Işık hüzmesi süzüldü, dokundu hece hece.
Aydınlandı gözlerim, fer indi ruhuma,
Kırk parçaya bölünmüş kalbim buldu yoluna.
O hüzme sızdı kapıdan, kırıkları topladı,
Aydınlığım oldu, ruhumu umutla boyadı.
Toprak ışığı emdi, sevgiyle yoğruldu,
Işık tohumu sardı, bahar kokusu doldu.
Sevgi filiz verdi, göğe uzandı sessizce,
Kırk parçam birleşti baharın kucağında nice.
Düşlerimi topladım, yaprak yaprak bir cümbüş,
Duadan ördüm,göğe uzanan ip oldu her bir düş.
Sabrı emziren dağlar, eritir karlarını,
Mevsimini şaşırmış çiçek bulur baharını.
Artık içimde mevsimlerin sır defteri açılır,
Gizli bir rüzgâr, zamanı tersine savurur.
Göğsümde tomurcuklanan sessiz yıldızlar,
Kendi yörüngemde dönerim; çiçekli bir ay kadar.
Zamansız değilim aslında, sadece başka bir saatin çocuğu,
Gecenin içinden geçerken sabahı mayalayan soluğum.
Köküm karanlıkta öğrendi göğe yön bulmayı,
Ve öğrendi: Işık da, bazen geceden doğmayı.
Ben artık zamanı çatlatan bir tohumum,
Toprağa fısıldayan bir sır, suya yazılan bir yolum.
Göğe doğru yürüyen kelimelerle ördüm tenimi,
Aşktan gayrı kimse bükmez belimi.
5.0
100% (4)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.