0
Yorum
9
Beğeni
5,0
Puan
180
Okunma
Saydım, ölüme kaldı dakikalar.
Lakin anlatacak vaktim var.
O gözlerin kızılları olunca dar.
Ben de kabirlerle oldum yâr.
Candan çıktı mermi, sevdama saplandı.
Ne kadar kalbim varsa, hepsi yıkıldı.
Duvarlar seslendi, kitaplar karardı.
Yazılmamış mektubun mürekkebi yanardı.
Pranga vurmak benim işim değil,
Lakin yaralamak da mizacım değil.
Sen yaraladın, bu merhamet değil.
Merhametsiz pranga vurur, sevdalı değil.
Ağzımda kalan acılığın bir tarifi yok.
Zehirin dâhi böyle bir kudreti yok.
Tesirse eğer kudret, kuvvetim yok.
Tesir etmek isteyenin ise kıyameti yok.
Haktan da öte yollar mı var cihanda?
Sefil mahlukatlar yargılandı vicdanında.
Onların kıyameti burada değil, O’nun katında.
Mahpus da neymiş? Diğer yolların yanında.
Gözünün önünde gezince periler,
Günahkâr tasavvufu hatmeder.
Ya da aşkın dehlizlerine düşer.
O vakit oluverir tövbeden beşer.
Periler olmasaydı günahkârdı bu dediler.
Aşk şarabını özümsemiştir dediler.
Kaçmayı ise tasavvufta buldu dediler.
Fakat yaşamın iblisini henüz görmediler.
Sevdamın sebebinde bu yüzden sen varsın.
Sen varsan bahar, yoksan mutlak bir hazansın.
Şu benliğin içinde otururken sen, yazarsın.
Kendine methiyeleri tek tek yazarsın.
Dakikalar doldu, saniyelerle yarışıyorum.
O vaktin sonuna kadar hala yaşıyorum.
Fakat hayalin belirince, arafı taşıyorum.
İki taraf arasında sallanırken ben yanıyorum.
5.0
100% (4)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.