8
Yorum
46
Beğeni
5,0
Puan
2071
Okunma

mutluluk, aşk ölmesin diye
ayrılığın önüne atarmış ya kendini
aşk yaşar ama, mutlu olamazmış…
isa yılmaz
aşkı,
senden sonra, sana
şikayet etsem mi diye çok düşündüm
bir de yalnız kalınca insan
yazmaya sarıyor inan
“hiç değişir mi, değişmezmiş
hep o bıraktığım yerde, aynı adam
kaleminin ucunda dipsiz duygusal
aşkı talebinde örgütlü zorba… “
demişsindir...
yok dememiştir dedim
bir ihtimal…
adım gibi biliyorum,
demişsindir….
aşk
beni yok hükmünde sayıyor senden sonra
haberin olsun
en kenar mahallelerine taşınmış yüreğimin
ne zaman arasam sorsam yerini
yüreğim yoklar evi
bana karşı buz gibi mesafeli
sobası yanmaz odalar gibi
geldim durdum bahçenin kapısında
gül kokusu duymadım
bütün odaların ışığa küskün
bahçende tozlu bir karanlık
içimi ürperten bir hırsız serinliği
o kadar evde yoksun ki
anlatamam
Suna Kan çalardın tutkulu derin
bir mabede girer gibi saygılı
sokulur dinlerdim
evcilleşmiş bir yırtıcı hayvan olurdu
senin boynuna yaslanınca keman
kapıya görmek istediğin kadar çaresiz
bir not bıraktım yine de giderken
"görmezden gelebilirsin bundan böyle kabulümdür
ama kötü gözle bakma bana ne olur"
dedim.
iyi mi…
ah be aşk…
kimin ayakları yürüdüyse beni, sana doğru
kimin ellerine tutunduysam
çıktığım hep çıkmaz sokak
nasıl da taşımışım boynumda yıllarca belkileri
hiç hükmü yok bir muska gibi
varlığın yokluğundan ne çok uzakmış meğer
kederli şiirler sokağında bıraktın beni
söktüm her gece uykunun teyellerini
ne çok korktum, sahipsiz çocuklar gibi
ya uyursam ya şair uyanırsam
uykunun dipsiz kuyularını
ne çok özledim senden sonra
bilemezsin
ah be aşk
zil çalmış
ders bitmiş
zaman dolmuş...
emeğini esirgemeyen bir öğretmen değilmişsin
sen
ben
bu şiiri yazıyorken anladım
sınav bitti dedin topladın kağıtları…
erol gürcan
5.0
100% (12)