0
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
335
Okunma
CANAN
Fevzi Emir Yılmaz
Harabâd ehliyim ben, neş’e yok lugatımda.
Çekmez gönül yükümü atım da, ırgatım da.
Bir kuru canım kaldı şu öksüz hayatımda…
Sen gülümse diyorsun, yüz mü kaldı be cânan?
Diller lâl oldu cânan, hasretiz hasbihâle.
Açmadı bağımızda ne gonca gül ne lâle.
Çok gördü talih bize selam sabahı bile…
Sen muhabbet diyorsun, söz mü kaldı be cânan?
Yollar uzadı cânan, yürümekle bitmiyor.
Gözlerimden cemâlin, ser’imden aşk gitmiyor.
Elimde solgun resmin avutmaya yetmiyor…
Sen çık da gel diyorsun, diz mi kaldı be cânan?
Bahar kış oldu cânan, Temmuz’da üşüyorum.
Ben bu dipsiz çileye her mevsim düşüyorum.
Buz bağlamış bir kalbi boş yere taşıyorum…
Gel yak beni diyorsun, köz mü kaldı be cânan?
Ben de özledim cânan, tütüyorsun ser’imde.
Hasret kanıma sinmiş dolaşır her yerimde.
Vuslat ışığı sönmüş ağlayan gözlerimde.
Gel gör beni diyorsun, göz mü kaldı be cânan?
Gurbet zor bize cânan, koy firkati, dön yurda.
Bir kez olsun göreyim, şöyle karşımda dur da.
Bizde hasret tükenmez, dağ dağa kavuşur da…
Sen ikimiz diyorsun, biz mi kaldı be cânan?
Ömür geçti be cânan, murâda eremedik.
Bahtımız kara imiş, gün yüzü göremedik.
Cefaya ram olmuşuz, sefayı süremedik.
Sen yeniden diyorsun, haz mı kaldı be cânan?
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.