3
Yorum
16
Beğeni
5,0
Puan
448
Okunma

Hadi, götüreyim seni
Bu kasvetli bulutların çöreklendiği yerden…
Bir adım at o dairenin dışına, yeter!
Güneşin girmeyi kestiği o noktayı aş!
Birden görünür olsun her şey…
O dairenin içindeyken;
Bulutlar üzerine vurmuş,
Küskün birinin gözlerinden gösterirken sana dünyayı;
Göremediğin yüzlerine bürünüp,
“Hoş geldin” desinler sana.
Hadi gel, korkma!
“Güvenli burası…” deyip tutunma
o çemberin kenarına…
“Orada gülümsemeler kadar ağlayışlar da var.”
deme!
Ağlayış olmasın diye
Gülüşlerden vazgeçmek niye?!
Hayatı dışarıda bırakan,
‘Evim’ dediğin bu buz gibi yerde
Kaskatı kesilmektense,
Ağla ağlaman gerekiyorsa da;
Tebessümü dışarıda bırakmayan
Bir dünya verecekse sana…
Hadi, tut ellerimden,
Şu hımbıllıktan bir soyun!..
Başka bir giysi geçir üzerine,
Seni daha çok gösteren…
Kat kat örtülerle sarınmışsın gibi
Gizlemeyen, şeklini…
Bak, dondurmacı var az ötede!..
Hani sen çikolatalı, çilekli severdin…
Hadi, hemen buradan çıkıp verelim siparişimizi…
Henüz o dairenin üzerini saran bulutlar
Ruhuna inmemişken;
Görmeni engellemezken yüzümü…
Sana ulaşabiliyorken oradan
yansıyan duygularımla ben,
“Sana değer veriyorum” diyen o anlamı
Haykırırken en çok da,
Tut elimi bir an önce!
Dışarı gel benimle…
Ve dondurmacıya giden
Yıllar önceki o küçük kızın kalbindeki
Telaşla çırpınan kuş kanatlarının sesini duy yine…
Çilekli, çikolatalı bir külah dondurmanın
Lezzetinden süzülüp gelen bir hayat nasıl olur,
Hatırla yeniden…
O tatta ifadesini bulan bir hayat nasıl olur…
Sonra yine dönersin evine, korkma;
Bir yere kaçmıyor bu ev…
O çok sevdiğin köşene çekilir,
Kahveni yudumlarsın yine keyifle…
Sokağı seyredersin pencerenden;
Çok farklı bir ışıkta ama bu kez..
Onu az önce geçtiğin bir sokak yapan,
Isıtan bir ışık…
Her zaman geçtiğin sokaktan farklı
Bir sokak yapan onu…
“Alışverişe gitmeliyim,
Yiyecek bir şey kalmamış…” demeden;
Öylesine, hayatı solumak için geçtiğin…
Camın ardındaki rüzgârı
Yemiş birinin
Hayata dokunan elleriyle
Tutmaya başlarsın o zaman,
bir ucundan hayatı sen de…
Onun içinde bir yere koyarsın artık evini.
Taptaze bir havayı
Boca edersin
Böylece evine…
Nefessiz kalan yerlerine
Nefes verir,
Kovarsın evinden kasveti.
Patlıcanları dolaptan çıkarır,
“Yemeği yetiştirmem gerek akşama” dersin,
Her zamanki gibi yine…
Ama her zamandan farklı olan
Bir şeyi var ederek yüzünde…
Bir yağmur damlasının ılık dokunuşu
Gibi teninde hissederek hayatı,
O dokunuşun tatlı ürperişiyle
Yaparsın bu kez,
Önceden yaptığın her şeyi…
Patlıcanlara bile gülümsersin.
5.0
100% (7)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.