4
Yorum
25
Beğeni
4,9
Puan
2316
Okunma

Durmaktan korkuyorum!
Durup bakmaktan uzun uzun;
Görmekten aslını, eksiğini gediğini bu oyunun…
Ta merkezdeki o gülünçlüğü fark edip
Ayağımın havada sebepsiz kalakalmasından öyle,
Yere basmamı gereksiz kılan o anlamsızlığı görmekten…
Bu yüzden mi tutunuveririz öylesine bir bakışa hemen?!
Ayağımız öyle havada asılı kalmasın diye,
Onunla birlikte her şey de asılı, anlamsız kalmasın bir boşlukta,
O bakış yuvamız olsun diye bizim, sıcacık;
Dünyayı yabancı bir yere dönüştüren bu gülünçlüğü unuttursun,
Bu koşturma, bu onca rekabet, öfkenin
Saçma sapan bir oyunu kazanmak için olmadığına inandırsın bizi…
Aramızdaki benzerliği seçemeyecek kadar kararmalı gözlerimiz
İnsanlara karşı yeniden!
Yola devam edemeyiz yoksa…
Onlara baktığımızda yine bir yol görmeliyiz;
Engebelerle dolu, nehir misali boylu boyunca uzanan önümüzde…
Ve ayağımıza takılan taşları hatırlamalıyız
Onların bize yönelmiş yüzlerine bakarken,
O taşlardan biri yapana kadar her birini…
Ayağımız birden havada asılı kalakalır yine yoksa!
Basacak kadar sağlam bir zemin bulamaz oluruz artık…
Çünkü gülünçlüğü görmüşüzdür bir kere
Yolun ucunda bizi bekleyen…
Ne kadar sert olsa da üzeri
Sağlam olmayan bir yanı vardır yine de…
Adımlarımızın anlamını çalmıştır çünkü
Birkaç saniyelik o mola…
Bizi bizle bırakan bir ıssızlıkta
Kalakalmışızdır bir başımıza bu yolda
Başını sonunu kaybetmişizdir.
Bu yüzden yürümeye devam etmek için
O bakışlar hep olmalıdır yaşantımızda,
Görmememiz gereken şeyleri göremeyecek kadar gözlerimizi kör eden
O ateşi tutuşturarak kalbimizde...
Alevler, dumanlar arasına saklamalıdır her şeyi,
Yolun sonunu görmemizi engellemelidir.
5.0
94% (16)
4.0
6% (1)