3
Yorum
33
Beğeni
0,0
Puan
646
Okunma
hüzün çiçeğin
pas tutan ruhunda dağ çarpıntısı
bakışlarıma mor bir duvar
...
-ellerime uzan şair
yoksa yıldızlar üşüyecek -
gözlerimin mavisinde Eylül ıslağı
gizli gizli içlenirken akşamlara
asılan parmakuçlarımda kekeme şiirler
sanki bir sancak ağıdı dudaklarımın ucuna
sayfa sayfa
dokunduğum yağmurun
dal uçlarında kuşlar
kısalan yolların
havalı toprağı
yüzümü çeviriyorum
yüzümde renk solukları
çığlık seslerin avuçlarında
öyle sıcak salkım
ben oralarda
düne elveda düşen
yalnızlığı kamçılıyorum
ki,
kırgın vakitlerin
erkenci yükünde dem
tenimin güz yaşlarında
bir bağbozumu
devşirirken anıların yaprağı dökülmüş ağaçları
bulutlu rüzgar eser
ayaklarımda kızıl vakit
hep gidenlerin ardından doğuyor Eylül
sandığımda kır çiçekleri
Adamların ve Kadınların
sessizlikle yıkanan
bu kısa gecelerin nalında
uzun soluklu şafak
alnımın ortasına harf kıran
beyaz bir şiir.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.