5
Yorum
10
Beğeni
5,0
Puan
425
Okunma

Diz dize yıllar bize artık efsunlu anı
Sorunlar yumağı bitmiyor, boğulduk
Giderek artıyor içteki şu karanlık
Çıkışını bulmaya şu yozluğun tüm çaba
Ve her adımında hayatın ararız vefa
Dilden dökülen hep o, sitemliyiz çok defa.
Gelmedi mi vakti, bitmeli şu miskinlik
Güne kavuşsun artık zihnimizde köhnelik
Değsin rüzgârı tene, yeter artık yalnızlık
Hayat izlence değil, içindeyiz ta içinde
Yarına uzanışların biletleri , vizesi
Ne isterse istensin mutluluğa esinti
Şuurla var olmalar, hazların da zirvesi.
Varsın uykum azalsın, yok onun bir önemi
Yeter ki gülsün yüzler, bence budur gereği
Ve geldiğinde sefa, yaşa doyasıya yaşa
Kuşlara eşlik et, kelebeklerle yarış
Gir hayatın içine, toza toprağa karış.
İplerimiz var ise, kesip kurtuluştadır
Bu sahne bizim zemin, bu bir farkındalıktır
Yön verilen olmanın kime yararı vardır
Dümeni çevirel el, kaderi de yazandır.
Gerek yok nâralara, sitemse vermez huzur
Kendinle barışmak ya, hazine bulmak budur
Ta içtendir kelepçe, ne ayakta, bilekte
Kırarsan şu kafesi, yaşam da coşku bulur.
Diyorum ki ağalar, anne, baba, çocuklar
Bırakın rutinleri, hayat her gün ilkbahar
Yeşile değmese renk, içte olmalı ahenk
Zenginse şu duygular, gerisi nemize gerek.
Oğuzhan KÜLTE
5.0
100% (7)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.