19
Yorum
44
Beğeni
0,0
Puan
646
Okunma

karanlık bir tüneldi önce anlamadığımız
iş başa düştü yürümek başa
el kadar pencerelerden bakmak göğe
elinle elini sıvazlayarak
yürümek belirsiz yarınlara
sıkışık evler arasından sanki
yüzünü gösterirdi bir ağaç
kuşlar görürdük ağaçtan özgürce kanatlanan
bir salıncak kurardık dalına bazen
hüzünle harmanlanan türküler yakardık
kolumuzdan çekseler de hiç
dönmezdik yolumuzdan
çalı dikenleri vardı çiçekleri bizden
kokardı mis gibi ekilen bahçemiz
kirazın doruğunda sevgi şarkısıydı çocukluk
bilmezdik, adımız insandı, yoktan var eden
bir kese kâğıdına dünyayı sığdıran
sonra soğuk girmesin diye
kapının aralıklarına yapıştıran.
ne büyükmüş meğer
başımızı kaldırıp baktığımız pencere
küçükken birlikte söylediğimiz türküler
o türkülerde yaşardık sevdayı
adımız kimin adına denk bilmezdik
erkek adımları, izleri vardı bütün sokaklarda
biri seslenince anlardık adımız var
kimse söylemedi ama biz insandık
biz olmasak kim atardı evin temelini
kim dikerdi direği, duvar örerdi
olur muydu şu güzel bakışlı çocuklar
kim sürerdi atları bayıra düze
kim kime aşık olurdu sahi
tarlayı kim ekerdi
öyleyse niçin okutmadınız kızları?
bağlayın dediniz gözlerinizi
biz sizin yerinize
okuruz dünyayı!..
ağlayın..
13.03. 2021 / Nazik Gülünay
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.