1
Yorum
33
Beğeni
5,0
Puan
1657
Okunma
şehrin boğuk sesleri rüyalardan olmalı
gecenin jilet kollarını esmer bir çocuk
bir arabanın camına yansıyarak anlatmıştı
neon umutları saklayacak zulası yok kimsenin
Ve bir kavramdan ötekine yüreklerimiz mürekkep lekesi
bozkırda bir tilkiye ah demek günahtır
gözyaşını havanın nemine ekliyorum öyle eksik
kuraklığından mıdır bilmem içimin
ağacı anlattığın kadar yeşili bilirim
ikna etsem yakalayacağım ikimizin gölgesini
sudan susmayı
her yolun varacağı yoksun havzaları işittim
bütün yağmurlar beşiğini sallar denizin
Sen;
dalgaların getirdiği çöl çiçeğisin
özsuyunda akar adı sandal ağacı
suçlar rahmet kokar bağışlamanın nefesinde
her ışığa bakamaz insan
bazısı ölüm kadar sessiz ve içten
ruhumu bir çölde bıraktım
kimseler inanmıyor
Ben, ben değilim..
5.0
100% (14)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.