9
Yorum
36
Beğeni
0,0
Puan
655
Okunma

şimdi üstümde kalmış ellerini topluyorum
bakışlar atıyorum karanlık odalardan
kalmasın ruhun en derinindeki iz bile
soyunuksun gün altında şimdi
seni böyle görüyorum
kuşların söylemesine gerek yok
süzgecinden geçtim zamanın
görmemişim yazık ki
penceremin önündeki sisin yarasını
elimin tersini göstermek yeterdi
geceye süpürtmek ayağının tozunu
göndermek cehenneme
bahar yalancı güller takarken başıma
kendi ıslığımı duymamışım
işaret gönderdiği yerde bir perinin
su içiyorum sanmışım
elime almadan maşrabayı
sokak çeşmesi başında
izin vermişim esmesine kavak yellerinin
geçip gitmemişim geçtiği yollara tükürerek
saf, bir esintinin peşinde
yüzüme değen bir damla güneşe
kabul demişim
bilmemişim evren’de daha kaç güneş var
pişmanım
o kadar..
02. 03. 2020 / Nazik Gülünay