1
Yorum
13
Beğeni
5,0
Puan
602
Okunma
Göğe sarmalı gecenin belikli yıldızlarına kapat gözlerini..
Dinle karanlığı
Üzerime giydiğim mavinin kendime çarpan deli sesinde
Roma’nsı şehri taşıyor uzayan dalgınlığı,elimde..
Kartopu oynayan çocuğun içinden geçiyorum uyandırmak için seni
Sadece bir mum mu üşüyor saçımın yalnızlığına..
Üşüyerek ölmeyecektim
Dudağımda papatya dokunuşlu zaman dilimi
Bastırılmış yaraların yangın yüzlü tonu
Gölgemdeki pencerenden seyrediyorum
Zeytin başlı inancın kanayan kalabalığını
Nasıl da çoğuz
Suretimizde kelebek çığlıkları
Masum gül suskunluğu..
Masalın ellerini dilimin altındaki sır’la koruyorum
Uykusuzluğum yazmaya başladığında
Sırtımı yasladığım duvar
Karanlık oda
Sökülüyor sözcüklerinden
Gecenin kaçıncı gözyaşında
Kaç giz kokusu
Sesinin bahçesine düşen çocuklarla dönüyorum
Bakışlarındaki aralığı kaçıp ruhumun ortasına..
Dinle karanlığı
Üzerime giydiğim mavinin kendime çarpan deli sesinde..
Eyy gözümün kıyısına gurbet düşüren zaman
Sırası mıydı kendimi saklamanın kuytulara
5.0
100% (7)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.