5
Yorum
24
Beğeni
5,0
Puan
1360
Okunma

Uyumsuz bir hayat bu
Penceresinde kör bulutların esintisi
İçerde bir yangın
Kül olma niyetinde işte bu gerçek
Bütün yalanlarıyla umudun
İnanmanın eşiğinde hırpalanmışım
Yüzüm gülse, sesimde bin feryat
Dilim dönse, suskum içimde küfran.
Söz geçiremedim kalbime
Geçti gitti dediğim ne varsa yara bere
İzlerini okşuyorum gözlerinin
Ellerim çırılçıplak bir insan gibi
Bu yüzden uyumsuzum, huzursuzum
Ne çare, vursam da kendimi kocamış bir şiire
Ne çare, yüzüm aynaların kırılmış sesi.
Düşer yağmur, toprak inanca doyar da
Çiçekler doğurur kalanların hatrına
Şarkılar döker bahar, kucaktaki vefasız boşluğa
Saçlar ağarsa da bu uyumsuz, huysuz, huzursuz hayatta
Bir çare, gülmeyi ölümsüzleştiren yüzler
Bir çare, çöle çiçekler eken yürekler.
Bir ağlayış mevsimi daha geçti
Bir nefes daha doruğuna ulaştı ölümün
Yaşamak gölgesi sonsuz bir ağaç
Ve her kim yüreğin sofrasında ışığa aç
Bir umuttur sevgi, elleri mavi yüzü güzel
Bir umuttur uyumsuzluk, gözlerde diri bir hayal.
Nedim KARDAŞ
5.0
100% (16)