2
Yorum
14
Beğeni
5,0
Puan
855
Okunma
Perdeyi açınca
Değişmek zorunda olan herşey değişir
En sağlam kayaların bile sesi duyulur
Yaşamak ile ölmek arası mısralarda..
Aydınlık vuran sabahların çiçekleri kıvılcımlanırken
Bir orada gördüm yüzümü
Bir de ayışığında..
Perdeyi kapayınca
Değişmek zorunda olan herşey değişir
Acemi sözcüklerle gece gözlerimi ısıtır
Yalnızlığın dil bahçesi hecesine
Gül yanığı soluğum kurulur
Hangi boşluğunu doldurmak istese içim
içinde derin çizgi
Beni yansıdığın biçimde..
Yüzündeki benleri sayfalarca okuduğum çoğalmasın
Onca hayalin içinde tek gerçeğinim
Büyüyen sesleri ruhundaki kuyuda inlerken
Seni anlıyorum beni öptüğünden sevgilim
Günışığından kanatları sıyrılırken kılıcın
Yeni doğmuş ülke gibidir ufuk
Resimlerin ve şiirlerin biz taşıyan yıldızlarıyla gülümsüyorum aynaya
Gözleri ıslak bir çocuğun özlemine durunca şehir
Kızıl yapraklı zaman yangın tozlarıyla soyunur..
Düşler adına çığlıklar koparıyorum
Denizden ve şiirden..
Toprak,çocuk,gökyüzü ne varsa
Sesinin iklimiyle koşarcasına
Bunu anlıyorum beni sevdiğinden sevgilim
Kırgın baharlar
Kırgın bakışlar
Değişmek zorunda olan herşey değişir
Uyuyan suyun teniyle dokunuyorum kıyılarına..
Yüreğinin özlem kokan yurduyla sar beni..
5.0
100% (11)