1
Yorum
10
Beğeni
5,0
Puan
Okunma
Hafifçe okşayıp başlarınızı
Gecenin soluğuna bırakıyorum gözkapaklarınızı...
Kimsenin benzeri olmasını beklemeyin zeytin ağaçlarının
Kimi yağmuruyla gelir
Kimi bir damla suyuyla..
Karanlığı hayata bağlayan renklerin kabuğunda zaman ağırlığı
içime çektiğim soluk..
Ki az önce masanın üzerindeydi elleri
Atarken imzaları sayfalara
Maviyi yemyeşil bir suda seyretmenin hazzıydı bu
Duvarlara çarpan yazıların oyun ugultusunu aynalarken an
Küçük bir çocuğun elleriyle değdim yalnızlığa..
Karanlığa kanasım belki hep bu yüzden ay
Kırmızıyı sevenin bir günün eteğine siyahı döktüğü uçurumları seyrederken
Yüzümde yorgun geceler.
Bir şehrin ışıkları boşalırken
Gölgeleri çoğalarak yürüyor
inanırken kalbimin bahçesine
ilk defa oluyor demiştin değil mi
Resmini çektiğin kızıl ateşin.
Peki
Yeni bir şiire başlamak için
Yeni bir ses arıyorsan
Çığlık sensin.
ister fırlat at sesimi
istersen büyüt dilini çözdüğüm kalabalığı
Sözcük sensin
Yaşamak ve yaşatmak için ruhundaki asıl olanı..
5.0
100% (4)