18
Yorum
35
Beğeni
0,0
Puan
952
Okunma
sessizlik
tepesine inen taşı duymuyor
bildiği taşa oynuyor karanlık
havuza bildiği fıskiyeyi yapıyor
çiftliğe bildiği sarayı
yol yapıldıkça
ekmeğimiz eksiliyor
küçülüyor cebimiz
kısılıyor sesimiz
bir kumandası var sanki
hani bizim elimizdeydi kumanda
istediğimiz programı izlerdik
bize odaklandığında görüntü
gülümseyerek bakardık
kimler çaldı gülümsemelerimizi
düşürdüler elimizden kumandayı
bildiklerimizi unutturuyorlar
küfrediyorlar en büyük değerimize
hiç yakışmıyor
dine imana bu
çekip sündürmüşler geçmişe doğru
dünü yaşıyoruz yeniden
bugün tutsak alınmış
bir ağıza bakıyor
kurtulmak
ses
tıkıldığın yerden çık lütfen
topla bir araya fısıltıları
ister ıhlamur içir
ister ağza bir parmak bal sür
konuştur
sessizliği
şansa kalmasın ayın parlaması
güneşin gözünü açması
dağın toparlanması
uyku yorganını üstünden atıp
yolunda yürümesi
ses vermesi sakin ırmağın
köpürüp taşması yatağından
hey ses
bir ayar ver kendine
karanlık dokunamasın
27. 10. 2018 / Nazik Gülünay