5
Yorum
24
Beğeni
5,0
Puan
747
Okunma
Ellerimi tutmak mı istiyorsun
Beni burada arama Istanbul
Her yanım avuçlarından dökülüyor...
Ben ki,
Seyrine daldığım her harfin üzerine
Gök elbisesi giydirip demirden ayaklarla
Dünya kurdum...
Henüz küçücüğüm
Başımda esen yel öldürecek değil ya delişmen sesimi
Her köşede gölge şarkısını söylerken çatılara
Tenime yayılan masalın
Düş kaçıran papatyaları
Kokunla yayılan sokaklara güneşi koştum
Biraz fazla olsa da uçarı suskunluğum
içimde ağır bir taş..
Oysa
Denizin köpüklerinden alıp yalnızlığı
Ölüm getirmedim çayırlara hiç
Anlayamadı kimse
Yağmuru nasıl öptüğümü gece ışığında
Ne kadar mutluymuş ıslanan kelebek
Gel sen bana anlat
El yazması buğusuyla Istanbul
Yanağıma konan uçurumların
Dilsiz serçe gürültüsü ceren bakışlı
Rüzgar örseledikçe çocuğunu
Henüz bir avuç toprakla
Büyüyorum..
Işığı yanan odalar
Bütün sesleri duyuyorum
Az ileride deniz
Beri geldiğimde
Taze çay kokusu
Eski bir radyoyla
Istanbul’u dinliyorum
5.0
100% (15)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.