2
Yorum
17
Beğeni
5,0
Puan
831
Okunma
Buradaydı/m
Bense hep oralarda...
Gecenin karnından içeriye girdiğim vakit
Şehirsiz,insansız bir zemin ki a’vam
Masuniyet toprağı cennet açar mıydı
Geride kalanların kanatlarından tükenip
Buradaydı/m
Bense hep oralarda
Şaşkınım
Mırıldanmaları susmuş çölün beyazı
Öyle tenha çocuk ki körpeliğim
Bakışlarımdaki şahsiyeliğin odasına akar
Hazar bir sessizlik
Oyy benim sırma saçlı düşümün bahçesi
Az aydınlık lekele gözümün telvesine
Az umut senden ve ruhumdan giyinen sırrın
Aklımı ortaya bölen a’vam
Çiy düşüyor mu ellerine
Aç hücresini perdenin yüzüme sızmalı
Yerden ve gökten
En ince tozun çatlamasından
Karanlığa daldım
Kuşları ve aşkı özledim
Bildiğim ki,aksırıklı koridorları emiyordu güneş
Rengi sus saçan mürekkebin yaşıyla dövünüyordu gece
Kulağımı yankılayan martıların kimsesiz seyyahı gibiyim
Mutlak bir kapı dinliyor olmalı ağzımı
Ayaklarımı göğe kaldıran duaların dalgalı çeperinde sesim
Sesim karışıyor sonsuzluk soluğuna
Ki,
Bir daha ölünür müydü böylesi güzel mezarlığa
Bazı şeyler böyle ölünür
Bazı şeyler böyle ölünür
Gövdemi dere yatağına bırakan el
Şükründen doğmaya yank beni
Görüyor musun a’vam
Bugün de gök küsmedi derin uçuruma
Ayağa kalk uykumu uyuşturan
Bulutların bileğime kadar düştüğü yerden
Çöl sessizliği makamın topraklarına
Uyan beni a’vam
Taştan koparıp şehre
Seni almadan gitmeyeceğim
5.0
100% (13)