25
Yorum
83
Beğeni
0,0
Puan
3529
Okunma

"Şiir olmasa, nasıl yazardım sırlarımı kimse görmeden?"
"Cem Mumcu
sustu ağustos böcekleri
çekilir gibi tüm kotralar kıyısına
artık güvertede bulut sayan kız değilim
ve martılardan fal tutan
arkası yağmur bütün mutlulukların
eylül dik yakalı elbisesiyle kaskatı bir mürebbiye gibi
sen
sen bari
aklımdaki en güzel yaz
bir deli cırcır böceği sesi
-bırakmasaydın ellerimi
evet kağıt mendil kadar kalma şansım yoktu yüzünde
çünkü ben ter çeken o yapışık kadınlardan değilim
ten değil kalp tutar beni
gözlerindeki güneşi
acılarıma ayna gibi tutmasaydın
gerçek bir Polyanna olabilirdim rolden uzak
söyle hangi yara ateş sever ki?
oldu işte
bütün korkularımı aklımı ve yüreğimi
şüphelerimi, gözyaşlarımı
Lavanta ve naftalin kokulu sandığa kilitledim
biraz gideyim çocukluğumdaki legodan şatoya
kapısında şövalyeler yok
iyilik melekleri
Ve bir kaç kedi
karton bebeklere eski gazetelerden elbiseler keseyim
çok sıkılırsam mikado oynarım
gölgemle...
gideyim biraz
kucaklaşayım kendimle
dönerim
deniz gökyüzünden yağdığı zaman
sen yine
-yıldızlara astığım şiirlerimden oku bu aşkın kederini-
soulmate