7
Yorum
8
Beğeni
5,0
Puan
1141
Okunma

ah bu onyedi yıl, ah bu Ankara
“Ankaralı Sezin” üstelik onaltısında ha!
aradan onca zaman geçmemiş gibi
Sezinin gözleri?,
Afitap gibi geldi bana
içinden çıkılmaz acabalardayım
yine çok perişanım..
bu kaçıncı varta
birkaç gün sonra; yine o kadın sesi
ben yine evhamlardayım, bariz..
“-Halime hanımla görüşecektim” dedi
anamı çağırttım, anam “Songül mü” diye geldi
“-şükür şükür çok iyi, yine bekleriz”
..
“-Songül”!! “her gün aradı yazık..
seni merak etmiş de”
“Allahın ne kulları var değil mi”
“tahammül edemiyorum artık”
“bir de şuna bak.. umurunda mı” dedi
müşteri listelerinde “Songül” hatta “Ankara” bile yoktu
“sen olsaydın yazardın” o telaşla başka işim yok mu
fırsat bu fırsat; arayan numaraya döndüm,
artık hiç değilse bir “teşekkür” boynumun borcu
“-rahatsız ettim, özür dilerim, kiminle görüşüyorum,
ben Antalya “Gül Pansiyon” işletmecisi Mutlu”
gayet sakin; “sizi tanıyamadım ben” dedi.. şok oldum
“size fatura düzenleyecektim de isminiz lütfen”
“Gülseren” dedi,
“haa! Sezin’in annesiyim”,
“-Songül?” dedim,
“kardeşim”
“kardeşim” deyince, düşmüşüm sandalyeden
içim param-parça,
canım acıyor,
vurgun yedim..
kimsesiz, çaresiz çocuk gibiyim..
ben yine hastanedeydim…
5.0
100% (6)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.