28
Yorum
49
Beğeni
0,0
Puan
3032
Okunma

Kimse bilemez Tanrının şefkâtli eli kimin üzerindedir
El ayak çekildi bu yabancı kentte
gecenin zangocu bir baykuş
hükümranlığın ilanını yazıyor karanlığa sesiyle
kıpırtısız perde aralığından
gözlerimdeki uykusuzluğa, misafir dolunayın şavkı
Karmaşığım bu saatlerde
ruhumda bir ney tınısı
bedenimden soyut, yerden yükseliyor ayaklarım
ne kadar alemi giz, o kadar seyr-i seferde kanatlarım
Uzaklarda çok uzaklarda arıyorum aşk’ı
beni çağırıyor
en koyu siyahın bitiminde ziyası beyaz bir yol
yaklaştıkça uzaklaşıyorum beşeri alemden
Tanrının nefesi içimde
Ellerim kadife
yaşım çocuk
çağlayan bir şelale gözlerim
İşte, konuyorum peri sessizliğinde
durgun gölün nilüferine
ve
raks ediyorum semah sarhoşluğuyla
karınca fısıltısı notaların ilahi sesinde
Sonra
ardımda kalan yetimliğinle
sen geliyorsun aklıma
bir ayağım eşikte, git
diğeri aşkın gülistanı burası kal diyor
Ve sus pus kalakalıyorum kararsız
Dilek USTA
Şiirime sesiyle nefes olan can arkadaşım NİL GÜNN’ e sonsuz teşekkürler ediyorum.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.