20
Yorum
41
Beğeni
0,0
Puan
3269
Okunma

Yinede,
Hiç es geçmedim perçemimi öpen merhametli metanetimden.
İnsanım her şeyden evvel...
Bir düşünce kıyısındayım.
Hayali perde de söyleştiğim gölge,
Çocukluğumun seyir defteri...
Zülfü yare dokunan huysuz huylular,
Kayda değer yoksulluk,
Kayıt dışı mutluluk çetelesi adeta.
Kuytuya sinmiş siluetim,
Sıklıkla kirpiklerimi titrettiğinde,
Doğmadan vedalaşan ruhum,
Bakışlarıma tüneyip,
Sonrada ellerimden kayıp yiten,
Mavi gözlü bir kuşa ağlıyor.
Kim bilir kaçıncı unutuşu,
Öpünce geçmeyen yaralarımın,
"Bir yolunu bulur da iyileşir" iyimserliği...
Günler ayları,
Aylar yılları devşirdikçe,
Belkide,
Kış güneşinde çiçeklenen düşlerimin,
Ayaz vurgunuyla titreyen,
Umut dilencisiydi dileklerim.
Öğrendim ki,
Yalancı bahara inat,
Vaktini beklermiş cemre...
Ölümden yaşamı diriltmek için,
Sabrı sınarmış doğa.
Üstüme yakışan şıklıkla,
Söz alıp,söz veriyorum içsel duruşmamda...
Sanık ben,
Tanık pişmanlıklarım,
Kabulleniyorum;
Temyizsiz hüküm giydiğim muhakeme kararımı.
Ve
Zamanı sıfırlayıp,
Güneşe hapsediyorum kademsiz mahkumiyetimi.
Artık,
Tüy kadar hafif, defteri dürülmüş karabasan dünlerim.
Azadeyim kendime.
Dilek USTA
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.