0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
61
Okunma

Bu, sadece eski bir Tarkan posteri değil…
Bu posterin ardında, genç yaşta aramızdan ayrılan Rahmetli Gezer Mehmet abinin oğlu Halil’in hikâyesi var.
90’lı yıllardan kalmış sıradan bir Tarkan posteri değil bu. Halil’in çocukluğundan gençliğine taşıdığı, içine sığdırdığı kocaman bir hayranlığın hatırası…
Halil, Tarkan’ı öyle sıradan bir hayranlıkla sevmezdi. Onu dinlemekle kalmaz, adeta Tarkan’ı içinde yaşardı. Şarkılarını ezbere bilir, onun gibi giyinir, zaman zaman Tarkan taklidi yapardı. Belki evinde Tarkan’ın bütün kasetleri vardı; kim bilir…
Çok iyi hatırlıyorum; Develler Köyü’nde bir etkinlikte Halil’i sahneye çağırıp bir Tarkan şarkısı okutmuştuk. O anki mutluluğunu anlatmak zor. Sanki köy meydanında Halil değil de gerçekten Tarkan sahnedeydi.
Ben de onun bu sevgisini bildiğim için, karşılaştığımızda bazen kendimi magazin muhabiri gibi hissederdim:
“Ooo Tarkan, nasılsınız? Hayranlarınız sizi merak ediyor. Yeni kaset ne zaman çıkıyor? Son albümde kimlerle çalıştınız?”
Halil de hiç bozuntuya vermez, Tarkan edasıyla cevap verirdi:
“Söyleyin hayranlarıma, yeni kaset ve yeni şarkılarımla pek yakında onlarla buluşacağım. Minik Serçe Sezen Aksu’dan da şarkı aldım…”
Böyle küçük bir oyun oynardık. Ama onun dünyasında bu, hiç de küçük bir şey değildi.
Bir hayali daha vardı Halil’in: Tarkan’la tanışmak. Instagram’dan ona mesajlar bile göndermişti. Cevap gelmedi. Ama o yine de küsmedi hayaline. Tarkan’ın şarkılarını söyleyerek, kendi küçük dünyasında kendine kocaman bir mutluluk kurdu.
Sonra…
Halil, bir gün ansızın aramızdan ayrıldı.
Şimdi Halil yok. Ama duvarda o poster hâlâ duruyor.
Sessizce…
Sanki yıllardır bir şey anlatmak için bekliyor.
Belki de bazı eşyalar, sahibinden sonra eşya olmaktan çıkar; bir insanın hatırasına dönüşür.
Bilmiyorum… Halil’in Tarkan’a duyduğu o büyük sevgiyle başlayan hayali, öte dünyaya mı kaldı? Belki de insanın bilemediği, bizim göremediğimiz bir yerde bütün yarım kalan hayaller tamamlanıyordur.
Şunu biliyorum:
Bir gün radyoda ansızın bir Tarkan şarkısı çalacak.
Belki bizden biri bir an susacak ve…
“Aaa… Rahmetli Halil bu şarkıyı ne çok severdi.”
diyecek.
İşte o zaman Halil yeniden hatırlanacak.
Bir şarkının içinde, bir gülümsemenin kenarında, eski bir posterin sessizliğinde…
Halil gitti.
Ama sevgisi kaldı.
Hayali kaldı.
Ve duvarda, onun dünyasından bize kalan o eski Tarkan posteri kaldı.
Ruhun şad olsun Halil…
Belki de yarım kalan bütün şarkılarını şimdi en güzel yerden dinliyorsundur.
Hüseyin Çomak
Denizli Çal Develler Köyü
Ağustos 2026
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.