0
Yorum
1
Beğeni
0,0
Puan
126
Okunma

Köyüm Develler’de Yıkıntılar arasındaki o mağrur köy evi, çatısını yitirse de hikayesini bir ağaç kütüğünün çizgilerinde saklar. Bir zamanlar hoyrat bir testerenin bıraktığı o derin, keskin izler; şimdilerde ruhu olan birer coğrafya haritasıdır. O ahşap kıvrımların arasında, rüzgâra göğüs geren martıların kanat seslerini duymak da mümkündür, o evden gelip geçmiş ömürlerin gölgelerini görmek de...
Testere ağacı yaralamıştır belki, ama zaman o yaradan nefes kesici bir sanat eseri doğurmuştur.
---
Kimsenin fark etmediği, alelade bir ayrıntıydı bu. Bir zamanlar köyün dağlarında rüzgârla fısıldaşan yemyeşil bir çam ağacıydı o; sonra evin sahipleri tarafından kesildi, budandı ve yeni bir hayatın çatısını tutması için getirildi.
O günden sonra odun olmaktan çıktı; evin bir üyesi, sırdaşı oldu. Kim bilir kaç neşeli düğüne, derneğe şahitlik etti, kaç sessiz cenazenin acısını sinesinde taşıdı...
Şimdiyse, yıkılmaya yüz tutmuş o eski köy evinin bağrında, yaşlı ve yorgun bir çam kütüğü olarak bekliyor. Üzerindeki o sert testere izleri, sıradan yaralar değil; aslında zamanın gizlice bağrına çizdiği kederli bir yürek, geçmişin derin izlerini taşıyan bir yol haritasıdır.
---
Gizem sadece uzayın karanlık derinliklerinde ya da çocukluk masallarında mı saklıdır bilinmez; ama bu mağrur evin son deminde duvarlar hâlâ o eski yaşanmışlıkları ayakta tutmaya çalışıyor.
Bakmayı değil, görmeyi ve hissetmeyi bilen bir göz için, o katı kütüğün testere kesikleri arasından aniden uçuşan martılar havalanır. O kaba çizgiler eriyip gider; yerini eski günlerin gölgelerine bırakır.
Şimdi o yaşanmışlıklar, ağacın kırışmış ve yaşlı suratında gizli bir hazine gibi duruyor.
---
Ancak o eski evin yanından geçerken içinizi bir sızı kaplar; ağır bir hasta gibi günleri sayılıdır artık. Gün gelecek, şehirdeki mirasçılar gelip bu viraneyi yıkacak.
Yaşanmışlıkların o en sadık aynası büyük ihtimalle bir ocakta ateşe köz olacak. Ama o, asil duruşundan asla ödün vermeyecek; ölürken bile birilerini ısıtacak, karanlık bir odayı aydınlatacak ve en sonunda küle dönecek.
O küller ki, bu köyün, bu insanların yaşanmışlıklarının rüzgârıyla dağlara, eski yuvasına savrulup gidecek.
---
İşte tam da bu yüzden, hayal gücünüzü hep yüksek tutun.
Tutun ki bir ağaç kütüğüne kazınan o anıları, o sızlayan desenleri görebilesiniz.
Çünkü o çizgilerde geçmişi bulmak, aslında bir aynaya bakıp kendi fani hikâyemizle yüzleşmek gibidir...
Fotoğraf: Hüseyin Çomak
Develler Köyü
Çal Denizli
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.