0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
144
Okunma

İşte, yine eski bir fotoğraf çıktı karşıma... Hani yıllar sonra sessiz bir kenar mahallesinde çocukluk aşkıyla aniden karşılaşır ya insan; kalbi yerinden fırlayacak gibi olur ama dili tutulur... İşte öyle eşsiz, öyle buruk ve bir o kadar da tanıdık bir tat bu.
Çok sevdiğim köyüm, Denizli Çal Develler... Takvimler sanırsam 1970’lerin o saf, o yalansız günlerini gösteriyor. Köyün insanla kaynadığı, acıların ve mutlulukların fırından yeni çıkmış bir parça somun ekmek gibi hakça bölüşüldüğü yıllardan kalma bir fotoğraf bu. Rengi solmuş belki ama köşesinden bize hâlâ sessizce gülümsüyor.
İnsan bu kareye bakınca, zamanın hoyrat akışına meydan okuyan bir zaman makinesine binip ışınlanıyor kendi geçmişine. Tek kanallı televizyon günlerinin o siyah-beyaz, samimi filmleri gibi canlanıyor her şey gözümde: Eski bir köy düğünü... Kız alma töreninin o tatlı telaşı... Kız evinin el emeği, göz nuru çeyizleri davul zurnanın o mağrur sesi eşliğinde, zeybeklerin diz vuruşlarıyla, Harmandalı’nın asaletiyle oğlan evine taşınıyor. O emektar minibüsün üstüne sarılmış yataklar, döşekler ve nakış nakış işlenmiş umutlar, yeni bir hayatın eşiğine doğru yol alıyor. Köylülerin yüzündeki o masum, o hesapsız gülümsemeler, köyün tozlu yollarını bir güneş gibi ışıtıyor.
Çocukların kahkahaları sanki fotoğrafın içinden fırlayıp yüzümüze sert bir tokat atacak da, unuttuğumuz kendimizi hatırlatıp aklımızı başımıza getirecek gibi... Sahi, ne oldu da bitti o güzelim günler? Yoksa çok fazla büyüdük de adam mı olduğumuzu sandık? Ya da geçim derdinin o gri sisine mi boğulduk da unuttuk o düğünleri, o candan köyleri?
Ama bakın, zamana inadına akmıyor mu o Demirol Çeşmesi hâlâ? Belki gölgesinde büyüdüğümüz o goca kavak devrilmiş, toprak olmuştur lakin o muazzam gölgesini bize emanet bıraktı. Biz hâlâ oradayız işte; sırça oynayan, çamur patlatan o çıplak ayaklı çocukluğun tam kalbinde... Toprağa verdiklerimiz, o güzel insanlar, Meşeme Tepesi’nin yamacında sessizce uyuyorlar, biliyorum. Ama ne zaman köye dönsek, ne zaman o eski günleri yüreğimiz titreyerek yâd etsek, hissediyorlar bizi; eminim.
Unutmayın; bizi çocukluğumuza, aslımıza götüren o köy yolu hâlâ oracıkta duruyor. Bazen virajlı bir toprak yoldur o, bazen solmuş bir fotoğraf karesi, bazense içinizde hiç büyümeyen o çocuğun gözlerindeki parıltı... Şimdilerde o yollara asfalt döküldü belki, arkasından koştuğumuz arabaların ardından eskisi gibi toz kalkmıyor. Ama içimizdeki o yaşanmışlıklar, o eski sevdalar, her rüzgarda yeniden havalanıp bir gönül penceresinden içeri süzülmeye, ruhumuzu o saf çocukluk tozuyla yıkamaya devam ediyor...
Hüseyin Çomak
Denizli Çal Develler Köyü
Mayıs 2026
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.