Felaketler karşısında dayanıklı durmak ve kader diyerek eğilmemek, kahramanlıkların en büyüğüdür. fenelon
demircininoğlu
demircininoğlu

KOCA KAVAĞIN YÜREĞİ...

Yorum

KOCA KAVAĞIN YÜREĞİ...

( 7 kişi )

5

Yorum

14

Beğeni

5,0

Puan

293

Okunma

Okuduğunuz yazı 11.4.2026 tarihinde günün yazısı olarak seçilmiştir.
KOCA KAVAĞIN YÜREĞİ...

KOCA KAVAĞIN YÜREĞİ...


Çocukluk arkadaşım ile köyde gölgesinde oynadığımız asırlık kavak ağacı ile çekilmiş eski bir fotoğraf üzerine yazdığım küçük bir anı öykü...

GÖLGESİNE SIĞINAN ZAMAN: MAĞRUR DEVİN ARDINDA

Eskiden "buluşmak" diye bir kavramın lugatımızda yeri yoktu; zira biz ruhun bedenden ayrılmayışı gibi, birbirimizden hiç kopmazdık. Saatler kurulmaz, yeminler edilmezdi. Bizi aynı kökün etrafında toplayan, zamanın ve mekânın ötesinde hüküm süren o görünmez çekim gücüydü.

Elimdeki o sararmış fotoğraf karesinde, yaşlı ve vakur gövdesine yaslanmış iki çocuk silüeti duruyor şimdi. Dışarıdan bakıldığında sıradan bir odun yığını sanılan o mağrur kavak; rüzgârın kekik koktuğu, toprağın sadakat fısıldadığı yılların yegâne şahidiydi. Bir neslin hayallerini sakladığı, dallarında büyüdüğü ve gölgesinde sustuğu koca bir tarihti o.

Köyün yalçın yamaçlarından süzülen rüzgâr, kavağın gümüşi yapraklarına değdiğinde, tabiatın en görkemli senfonisi başlardı. Biz o hışırtıyı, kâinatın bize özel bestelediği bir ezgi sanırdık. Kimi zaman bir annenin şefkatli nidası kadar yumuşak, kimi zaman gökyüzünden inen bir efsane kahramanının selamı kadar ihtişamlı...

Toplanma yerlerimiz hayatın içindeydi aslında: pamuk şekercisinin baygın kokulu nidası, zil sesiyle taşan neşe yüklü okul bahçesi, hasat dönüşü dumanı tüten yorgun çayın buğusu... Ancak hiçbir yer o kavağın altı kadar "bizim" ve o kadar "mahrem" değildi.

Gövdesindeki derin yarığı büyükler, göğün öfkesine yorar, "yıldırım düşmüş" derlerdi. Biz ise o yarığı bambaşka bir gözle görürdük: ucu gökyüzünün sonsuz maviliğine açılan bir geçit, karanlığında kadim sırlar saklayan efsunlu bir mağara...

Kimimiz gerçekleşmesini beklediği hayallerini bıraktı o derin yarığa, kimimiz ilk aşkının adını sadece onun duyabileceği bir tonda fısıldadı. Ben ise henüz mısralara dökülmemiş, mürekkebi kurumamış şiirlerimi emanet ettim o devasa kalbe.

Yıllar sonra anladım ki; o yarık bir yara değil, bizim çocukluk sırlarımızı koruyan bir kalpti.

Yanındaki Demirol Çeşmesi, zamanın akışına inat durmadan çağlarken; dallarındaki serçeler neşeli şarkılarını söylerken ne olduysa oldu. Bir sabah, sanki ömrünü tamamlamış kadim bir muhafız gibi, hiçbir uyarı vermeden devrildi. Cephede vurulmuş bir nefer gibi; ağır, vakur ve derin bir sessizlikle...

Ardından ne bir sela okundu ne de bir yas tutuldu. Köylü, o hatıra yüklü gövdeyi ruhsuz parçalara ayırdı. Koca bir kış boyunca evlerde, sobaların soğuk demirleri arasında yandı.

Ama ben, o ateşin içindeki her çıtırtıda bir ses duydum:

Bir kahkaha yankılandı alevlerin arasından, bir çocuk sesi yükseldi dumanla birlikte. Bir anı tutuştu, kül oldu ama kokusu sinmişti bir kere ruhumuza. Sanki o mağrur dev, yanarken bile bizi ısıtmaya, üşüyen yanlarımızı sarmaya devam ediyordu.

Şimdi geriye dönüp baktığımda acı bir gerçeği daha net görüyorum:

O, bizden önce devrildi. Biz ise onun gölgesinde büyüyen, oyunları yarım kalmış çocuklar olarak; geç kaldığımız o vedanın burukluğu içinde, ansızın "adam" olduk.

Hüseyin Çomak
Develler Köyü
Çal Denizli
Nisan 2026

Paylaş:
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (7)

5.0

100% (7)

Koca kavağın yüreği... Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Koca kavağın yüreği... yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
KOCA KAVAĞIN YÜREĞİ... yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Gülüm Çamlısoy
Gülüm Çamlısoy, @gulum-camlisoy
12.4.2026 19:02:13
5 puan verdi
Tebrik ederim değerli hocam


Var olunuz
İbrahim Kurt
İbrahim Kurt, @ibrahimkurt
12.4.2026 17:57:27
5 puan verdi
güzeldi hocam kutluyorum
Etkili Yorum
Mehmet DEMİR
Mehmet DEMİR, @mehmetdemir1
12.4.2026 12:41:17
5 puan verdi
öncelikle tebrik ediyorum sizi ve günün yazısını gönlünüze sağlık...
insanın hayatında nelerin olacağı bilinmediği gerçeğini hep biliriz ama çokta üzerinde durmayız öyle anlarla yüzleşmek zorunda kaldığımız olumlu ya da olumsuz yorumlanabilecek anılarla, resimlerle hatta yaşadığımız yerlerdeki bağı, bahçesi höyüğü deresi ormanı yaşadığımız yerlerde simge haline gelmiş bazı varlıkların bizlerde bıraktığı izler ve izlerin bıraktığı farklı yönlerdeki acı tatlı anılar bir yadı cemil gibi, gerçek şu ki hiç bir şey bizim istediğimiz ve beklediğimiz gibi olmuyor çünkü hayat hep ileriye doğru giderken geride kalan güzelliklerin anlamı çok daha farklı algılanıyor...
netice itibarıyla her şeyin bir sonu var düsturuyla bakarak kabullenmek rahatlatır üzüntü kaçınılmaz olsa da...
konusu, kurgusu ve akışı ile güne yakışmış tebrik ediyorum selam ve saygıyla...
Etkili Yorum
Güneşin Kızı Zehra
Güneşin Kızı Zehra, @gunesinkizi1
12.4.2026 12:10:38
5 puan verdi
Değerli hocam, yüreğinize gönlünüze sağlık.
Çocukluk hafızasının bir ağacın gölgesinde nasıl kök saldığını çok güçlü bir anlatımla işliyorsunuz. Kavak ağacı sadece bir mekân değil, hatıraların ve büyümenin sessiz tanığı olarak neredeyse bir karaktere dönüşmüş. Devrilişiyle birlikte hem bir ağacın hem de bir çocukluk dünyasının vedası çok etkileyici aktarılmış. Duygusu sade ama derin, anlatımı ise oldukça şiirsel.

Eseriniz ruhuma dokundu, yüreğinize sağlık. Tebrik ederim, yazı ve şiir yolculuğunuzda başarılar dilerim. Selam ve saygılarımla hocam.

Tebrikler.🌿
Etkili Yorum
Ebuzer Ozkan
Ebuzer Ozkan, @ebuzerozkan
11.4.2026 15:12:53
5 puan verdi
Bu metin, sadece bir ağacın hikâyesi değil; çocukluğun, hafızanın ve kaybedilen masumiyetin çok güçlü bir ağıdı gibi duruyor. Kavak ağacı etrafında kurulan anlatım, bir doğa unsurunu adeta yaşayan bir varlığa, bir “hafıza taşıyıcısına” dönüştürüyor.

Özellikle ağacın gövdesindeki yarığı “yıldırım düşmüş” diye açıklamak yerine çocuk gözünden “sır kapısı” olarak yorumlamanız çok etkileyici; bu, metne hem masalsı hem de derin bir anlam katmış. Ağacın devrilmesiyle birlikte aslında bir dönemin, bir arkadaşlığın ve iç dünyadaki o korunaklı alanın da kapanışı çok çarpıcı şekilde hissediliyor.

“Biz ondan önce devrildik” fikri ise metnin en güçlü noktası; çünkü burada sadece fiziksel bir kayıp değil, zamanın insanı nasıl geride bıraktığı anlatılıyor.

Yüreğinize sağlık, çok güçlü bir hafıza yazısı olmuş; hem hüzünlü hem de çok sahici bir dille yazılmış. Selam ve saygılarımla.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL