Başarı tek başına elde edilemez. emeği dokunan herkesle mutluluğu paylaşanlar, daha büyük başarılara ulaşır. dr.faruk bayülkem
demircininoğlu
demircininoğlu

DAĞ YOLUNDA BİR İNSANLIK MOLASI

Yorum

DAĞ YOLUNDA BİR İNSANLIK MOLASI

( 1 kişi )

1

Yorum

1

Beğeni

5,0

Puan

218

Okunma

DAĞ YOLUNDA BİR İNSANLIK MOLASI

DAĞ YOLUNDA BİR İNSANLIK MOLASI




Bir dağ yolundaydım. Göl, yüzeyinde kendi sessizliğini taşıyor; gökyüzündeki bulutlar, yorulmuş devlerin omuzlarına serilmiş beyaz yorganlar gibi ağır ağır ilerliyordu. Şehrin telaşından uzak bu coğrafyada zaman, toprağın nefesiyle akıyordu.

Tam o sırada, sürüsünün ortasında bir çoban gördüm. Elinde eski bir değnek, yüzünde rüzgârın ve yılların açtığı çizgiler… Sırtında ise görünmeyen, ağır bir yalnızlık vardı. O an yalnızca bir insan değil, dağın dili gibi duruyordu karşımda.

İçimdeki sese kulak verdim. Rahmetli Tayfun Talipoğlu’nun o samimi hali geçti içimden. Arabayı kenara çektim, camı indirdim ve dağın serinliğine sıcak bir “Merhaba” bıraktım.

Yüzüne ansızın bir gülümseme kondu.

İşte o an anladım: Bazı yaraları ilaç değil, bir selam iyileştirir. İnsan bazen yalnızca fark edilmek ister. Hatırlanmak, görülmek, önemsenmek…

Kısa süre sonra öğrendim; Afgan bir mülteciymiş. Kendi yurduna sığmayan hayatını, kaderin rüzgârıyla Anadolu’nun sert ama merhametli yamaçlarına savurmuştu. Kim bilir hangi korkulardan, hangi kayıplardan geçerek gelmişti? Şimdi bu dağlarda, dili yabancı ama acısı hepimize tanıdık bir hayatı yeniden kurmaya çalışıyordu.

Bir süre konuştuk. Araya kuş sesleri karıştı. Koyunların melemeleri cümlelerimize nokta koydu. Gölden esen rüzgâr, ikimizin de omzuna aynı dostlukla dokundu.

O birkaç dakikada, şehrin omuzlarıma yüklediği bütün yapay ağırlık hafifledi. Günlerdir taşıdığım yorgunluk, bir yabancının tebessümünde çözülüp toprağa karıştı.

Veda vakti geldiğinde yola koyuldum. Dikiz aynasında küçülen silüeti, havaya kalkan eliyle bana uğurlama yaptı. İçimde garip bir ferahlık vardı.

Belki de “anı yaşamak” dedikleri şey budur:
Tanımadığın biriyle aynı gökyüzünün altında kısa bir selamı paylaşmak…
Aynı ekmeği değilse bile aynı havayı solumak…
İki yabancının birkaç dakikalığına kardeşleşmesi…

Ve yola, cebinde biraz daha fazla insanlık biriktirerek devam etmek.

Hüseyin Çomak
Develler Köyü
Çal Denizli

Paylaş:
1 Beğeni
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (1)

5.0

100% (1)

Dağ yolunda bir insanlık molası Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Dağ yolunda bir insanlık molası yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
DAĞ YOLUNDA BİR İNSANLIK MOLASI yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Etkili Yorum
Ebuzer Ozkan
Ebuzer Ozkan, @ebuzerozkan
25.4.2026 16:47:06
5 puan verdi
Bu metin, bir yol hikâyesinden çok daha fazlası; insanın insana dokunma hâlini sade ve derin bir dille anlatan güçlü bir “karşılaşma anlatısı”. Dağ yolunun sessizliği ile çobanın yalnızlığı birbirine karışırken, metin yavaş yavaş bir gözlemden içsel bir fark edişe dönüşüyor.

Özellikle “Bazı yaraları ilaç değil, bir selam iyileştirir” cümlesi, metnin ana duygusunu çok net özetliyor. Burada iyileştiren şey büyük olaylar değil; küçük, sahici bir insan teması.

“Gökyüzü aynıydı,
Ama bakış değişince dünya da değişti.
Bir selam düştü aramıza,
Ve uzaklık biraz eksildi.”

Afgan bir mülteciyle kurulan o kısa temas, metni sadece bireysel bir anı olmaktan çıkarıp evrensel bir insanlık deneyimine dönüştürüyor. Farklılıkların ötesinde ortak bir acı ve ortak bir umut hissi beliriyor.

Son bölümdeki “anı yaşamak” vurgusu ise metnin felsefi omurgasını kuruyor: yaşamın anlamı büyük olaylarda değil, fark edilmeden geçen küçük karşılaşmalarda gizli.

Yüreğinize sağlık, insanı merkeze alan, sessiz ama çok güçlü bir farkındalık bırakan etkileyici bir anlatı olmuş; okuru yavaşlatan ve düşündüren bir derinliği var. Selam ve saygılarımla.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL